Haaretz gazetesi kısa süre önce yayımladığı bir haberde, 2025 yılında görevdeki 22 İsrail askerinin intihar ettiğini ve bunun son 15 yılda kaydedilen en yüksek oran olduğunu açıkladı.
Qodsna; Yedioth Ahronoth gazetesi kısa süre önce yayımladığı bir haberde, 7 Ekim 2023'te Aksa Tufanı Operasyonu’nun başlamasından bu yana İsrail ordusu askerleri arasında 66 intihar vakasının yaşandığını bildirdi. Bununla birlikte gerçek rakamların bu sayının çok üzerinde olduğu ve İbranice yayın yapan medyanın Siyonist rejimin sansür kurumunun denetimi altında bulunması nedeniyle Siyonistlerin gerçek ölüm oranlarına ilişkin istatistikleri yayımlamasının sürekli olarak engellendiği belirtildi.
Buna göre, söz konusu süre içerisinde Siyonist rejim ordusunda görev yapan 9 bin piyade ve subay yaralandı. Bu rakam Gazze, Lübnan ve İran savaşlarına ilişkin verileri kapsıyor.
Öte yandan, çoğunluğu yedek askerlerden oluşan 170 bin asker, savaşın yol açtığı travmalar nedeniyle psikiyatri hizmetlerinden yararlanmak için başvuruda bulundu.
Haaretz gazetesi kısa süre önce yayımladığı bir haberde, 2025 yılında görevdeki 22 askerin intihar ettiğini ve bunun son 15 yılda kaydedilen en yüksek oran olduğunu açıkladı. Gazete bu konuda daha fazla ayrıntı vermedi.
İsrailli ruh sağlığı aktivisti Naam Nof, Sağlık Bakanlığı’nın 2020 yılı verilerine atıfta bulunarak, her yıl 400 ila 500 İsrail askerinin intihar girişiminde bulunduğunu söyledi. Nof, intiharın İsrailli gençler arasındaki ikinci ölüm nedeni haline geldiğini vurgulayarak, “Bazı yıllarda intihar edenlerin sayısı, savaşlarda ve büyük askeri operasyonlarda öldürülen askerlerin sayısını aşıyor” dedi.
Nof ayrıca İbranice yayın yapan medyayı eleştirerek, bu medyanın “bu olgunun gerçek boyutlarını yansıtmadığını” söyledi. Yaygın basın ve sosyal medya görüntüsünün haftada bir intihar vakası yaşandığı yönünde bir yanılsama oluşturduğunu belirten Nof, “Oysa gerçek çok daha karanlık” ifadelerini kullandı.
Uzmanlara göre bu olgunun nedenleri, birbiriyle iç içe geçmiş psikolojik, sosyal ve ekonomik faktörlere dayanıyor. Bu faktörlerin başında, toplumda kaygı ve depresyon oranlarının arttığı bir ortamda güvenlik baskıları, ruhsal bozukluklar ve yeterli sosyal desteğin bulunmaması geliyor.
www.kudusgunu.com