İşgalci İsrail ordusu, 7 Haziran 2026 Pazar akşamı İran’dan işgal altındaki Filistin’in kuzeyine doğru füze fırlatıldığının tespit edildiğini duyurdu.
İşgalci İsrail ordusu, 7 Haziran 2026 Pazar akşamı İran’dan işgal altındaki Filistin’in kuzeyine doğru füze fırlatıldığının tespit edildiğini duyurdu. İbrani medya kaynakları ise geniş çaplı bir füze saldırısının başladığını, kuzeyde geniş bölgelerde sirenlerin çaldığını ve şiddetli patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi.
İbrani basınında yer alan haberlere göre, bu haberin yayımlandığı ana kadar İran topraklarından işgal altındaki kuzeydeki hedeflere iki dalga halinde füze fırlatıldığı tespit edildi. İşgal rejiminin hava savunma sistemlerinin bu füzelere karşı koyma girişimleri sonucu büyük patlama sesleri duyulurken, bölgede üst düzey alarm durumuna geçildi.
İbrani kaynaklara göre sirenler Golan, Taberiye, Safed, Afula, Nasıra, Karmiel ve Hayfa’nın güneyi dahil olmak üzere geniş bir bölgede çaldı. Ayrıca İran’dan füze fırlatıldığının tespit edilmesi nedeniyle Ben Gurion Havalimanı’ndaki uçuş trafiği durduruldu.
Şihab'ın haberine göre, İran’ın “Hatemü’l-Enbiya Karargâhı” tarafından yapılan açıklamada, “Siyonist ordunun Güney Lübnan ve Dahiye’ye yönelik saldırılarını durdurması gerekir. Saldırılarını genişletmesi veya İran saldırısına karşılık vermesi halinde ezici darbelerle karşı karşıya kalacaktır. Rejim ve onu koruyanlara karşı yıkıcı saldırılar başlayacaktır” denildi.
Bombardıman öncesinde İran’dan sert uyarı
Bu füze saldırısı, Tahran’ın bugün erken saatlerde Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güney banliyösündeki tesis ve merkezleri hedef alan İsrail saldırısına karşı “sert ve acı verici” bir yanıt verileceği yönündeki tehdidinden kısa süre sonra gerçekleşti. Bu saldırı, haftalar sonra bu türden gerçekleştirilen ilk saldırı olarak kaydedildi.
İran Parlamentosu milletvekili İbrahim Rızai, saldırılardan kısa süre önce X platformunda yaptığı paylaşımda, “Siyonist rejimin Dahiye’ye yönelik saldırısına kararlı ve acı verici bir karşılık vereceğiz. Bu vahşi rejim cezalandırılmalı ve yerine oturtulmalıdır. Bu gece işgal altındaki toprakların semasına bakın” ifadelerini kullandı.
Bu doğrudan tırmanış, Tahran’ın son günlerde yaptığı sert uyarıları yeniden gündeme getirdi. Özellikle 1 Haziran’da İran’daki Hatemü’l-Enbiya Karargâhı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Beyrut’un güney banliyösünü hedef alması halinde işgal altındaki Filistin’in kuzeyindeki yerleşimcilere bölgeyi tahliye etmeleri yönünde doğrudan uyarıda bulunmuştu.
İran’ın Tesnim Haber Ajansı da ay başında, direniş liderliği ve İran müzakere heyetinin, ABD ile arabulucu üzerinden yürütülen tüm görüşmeleri ve metin alışverişlerini durdurma kararı aldığını açıklamıştı. Açıklamada, işgal rejiminin saldırılarının sürmesi nedeniyle Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde ateşkes anlaşmasının tamamen ihlal edildiği değerlendirmesi yapılmıştı.
İran, müzakerelere yeniden dönülmesi için saldırıların derhal ve tamamen durdurulmasını ve İsrail’in işgal altındaki Lübnan topraklarından bütünüyle çekilmesini şart koşmuştu.
Aynı çerçevede İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de 3 Haziran’da yaptığı açıklamada, ülkesinin silahlı kuvvetlerinin Beyrut’u hedef alacak herhangi bir saldırıya karşılık vermeye hazır olduğunu vurgulamış, savaşın yeniden tamamen başlamasına yol açabilecek ağır sonuçlar konusunda uyarıda bulunarak, “Bu savaşın kaderi Lübnan’daki savaşın kaderinden ayrı değildir” demişti.
www.kudusgunu.com