ŞEYH SUBHİ TUFEYLİ’NİN HİZBULLAH GENEL SEKTERLİĞİNDEN AZLEDİLMESİ İLE OLARAK NASRALLAH NE SÖYLEMİŞTİ?

Bazı Türk ve Arap medya organlarının Hizbullah ve İran aleyhinde kamuoyu oluşturmak için mikrofon uzattığı isimlerden biri olan Hizbullah’ın azledilen ilk genel sekreteri Şeyh Subhi Tufeyli ile ilgili olarak Seyyid Hasan Nasrallah’ın o dönemde hangi açıklamayı yaptığını bu haberimizde okuyacaksınız. 

Görüntülenme: 1439 Tarih: 06 Ekim 2020 02:13
ŞEYH SUBHİ TUFEYLİ’NİN HİZBULLAH GENEL SEKTERLİĞİNDEN AZLEDİLMESİ İLE OLARAK NASRALLAH NE SÖYLEMİŞTİ?

Bazı Türk ve Arap medya organlarının Hizbullah ve İran aleyhinde kamuoyu oluşturmak için mikrofon uzattığı isimlerden biri olan Hizbullah’ın azledilen ilk genel sekreteri Şeyh Subhi Tufeyli ile ilgili olarak Seyyid Hasan Nasrallah’ın o dönemde hangi açıklamayı yaptığını bu haberimizde okuyacaksınız.

Hasan Nasrallah, Seyyid-i Aziz adlı kitabın 64, 65 ve 66. sayfalarında geçtiği üzere Şeyh Tufeyli ile ilgili olarak şu açıklamalarda bulunuyor:

‘5.Şura ve Şeyh Subhi Tufeyli’nin Ayrılışı
5.Şura da  genel sekreter seçimi gündem oldu. Devim  Muhafizları komutanı özel ve kısıtlı konularda görüş beyan etme hakkına sahip değildi.10 üyenin 5i Seyyid Abbas Musevi’ye oy verirken diğer 5 üye ise Şeyh Subhi Tufeyli’ye oy verdi. İkinci kez seçimler oldu ve yine 5’e 5 kalındı.

Üçüncü kez seçimleri yeniledik. Yine aynı sonuçla karşı karşıya kaldık. Şura başkanı Şeyh Ehteri:’Eğer böyle giderse sabaha kadar 5’e 5 kalacağız’’dedi. Kur’andan istihare açtık ve sonuç olarak Şeyh Subhi Tufeyli Hizbullah’ın ilk genel sekreteri  oldu.
Aradan 1.5 yıl geçtikten sonra Hizbullah’ın ikinci seçimleri gerçekleşti. Şura seçildi. Fakat sabaha kadar süren bu süreçte  Lübnanlıların şuradaki sayısı  azaldı.

Bu şurada Lübnanlılar; Seyyid Abbas Musevi, Şeyh Subhi Tufeyli, Şeyh Naim Kasım, Şeyh Muhammed Yezbek, Hacı Hüseyin Halil, ben ve Hacı Muhammed Yaği den oluşuyordu. Seyyid Abbas Musevi genel sekreter seçildi ve şehadetine kadar da bu sorumluluğu yürüttü.
Şuranın görev süresi bitimine çok az bir süre kala Lübnan’da parlamento seçimi oldu. Hizbullah da bu seçime katıldı. Şeyh Subhi Tufeyli Hizbullah’ın bu seçime girmesine muhalefet ediyordu. Şura’dan ayrılarak 5.Şura’nın görev bitimine kadar şurayı terk etti.
Parlamenter seçimler ve ona katılım sağlamak konusunda ortaya çıkan ihtilaf Şeyh Subhi Tufeyli’nin ayrılışının somut sebebiydi.

Biz bir oturum düzenledik eski ve yeni kadrolar,12 kişiden oluşan eski Şura bunların neredeyse tamamına yakınının onayıyla beraber parlamento seçimleri üzerine istişarelerimiz oldu.

O oturumda Şeyh Subhi Tufeyli ve Şeyh Hüseyin Kurani  olumsuz oy kullandılar. Bense kararsızdım. Zira parlamento seçimlerine katılmanın hem olumsuz yanı hem de olumlu yanı vardı.

9 kişi yani ezici çoğunluk Hizbullah’ın seçime girmesine onay verip katılımın gerekliliğini vurguluyorlardı. Bende arkadaşların ortak görüşüne uydum.
Biz; Şeyh Subhi Tufeyli ve Şeyh Huseyin Kurani’nin bu konuya muhalefet etmemeleri için çok konuştuk, çok uğraştık ama onları ikna edemedik. Yine vermiş oldukları oyda ısrar etmeye devam ettiler.

Daha sonra bu konuyu İmam Humeyni’ye sorma kararı aldık. İmam, seçimlere katılmamızı istiyordu. İmam’ın bu görüşünü merkeze alarak yönetim kadrosuyla toplantı yaptık ve seçime katılma kararı aldık.

Hizbullah’ın parlamento seçimlerine katılacağını ilan ettik. Bunun üzerine Şeyh Subhi Tufeyli’de Şura’dan istifa etti.
Hizbullah’ın kuruluşundaki temel ilkemiz; Veliyy-i Emri Müslimine sorulup onay alınan ya da onun istediği  her konunun yerine getirilmesiydi.

Tabi Şeyh Subhi Tufeyli’nin de kendine göre delilleri vardı ve şöyle diyordu: ‘İmam bize seçime girmenin zorunlu olduğunu söylemedi. Girebilirsiniz dedi. Şura da katılma kararı aldığı için ben de istifa ediyorum’’
Bu açıklama ilk bakışta ikna edici gibi görünse de aslında ilk başta Şeyh Subhi Tufeyli bu işe  sadece olumsuz bakmayıp parlamento seçimlerine girmenin haram olduğunu iddia ediyordu.

O zaman Şura’dan ayrıldı. Minberlerde Hizbullah’ın siyasi düşüncelerine saldırmaya başladı. O bu gün de  bize muhalif olduğunu ilan ediyor. Bunun sebebini de bazı siyasi olaylardaki tutum farklılığı olarak görüyor.

Biz beraber olmayı çok istedik. Kendisine bir tepki de göstermedik. Fakat O gazetelerde, minberlerde ve fırsat bulduğu her yerde bizi eleştirmeye devam ediyor. Bizde ne ima ile ne de açık bir şekilde ona cevap vermedik.’

kudusgunu.com

Resim

Yorumlar