İşgal güçlerinin açtığı ateş sonucu aynı aileden dört Filistinli şehit olurken, dört kişi de yaralandı. Yaralılardan üçünün durumunun ağır olduğu bildirildi.
Batı Şeria, son ayların en gergin günlerinden birine cuma günü sahne oldu. Nablus'un güneybatısındaki Tel köyüne sözde yerleşimcilerin düzenlediği saldırı, kanlı çatışmalara, çok sayıda Filistinlinin şehit olmasına ve yaralanmasına, iki İsrail askerinin de ölmesine yol açtı. Olay, işgal ordusunun operasyonlarını yoğunlaştırması, Nablus'u kuşatma altına alması ve Batı Şeria'nın diğer bölgelerine yönelik saldırılarını genişletmesiyle eş zamanlı gerçekleşti.
Qodsna'nın haberine göre, İsrailli işgalcilerin Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus'un güneybatısında bulunan Tel köyüne saldırmasının ardından Filistinli köy sakinleri ile işgal güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Çatışmalarda dört Filistinli şehit olurken, aralarında binbaşı rütbeli bir subayın da bulunduğu iki İsrail askeri öldü.
Olayın başlangıcı
Filistinli kaynaklara göre olay, silahlı bir grup yerleşimcinin "Havat Gilad" yerleşimi yakınındaki Tel köyüne saldırmasıyla başladı. Köy sakinleri evlerini ve arazilerini savunmak için saldırganlarla çatıştı. Çatışmaların ardından işgalci İsrail güçleri Filistinlilere yoğun ateş açtı.
İsrail ordusu ise bir Filistinlinin güvenlik güçlerinden birine ait silahı ele geçirerek İsraillilere ateş açtığını iddia etti. İsrail kaynaklarına göre söz konusu kişi daha sonra ordu tarafından öldürüldü ve silah geri alındı.
Can kayıpları
İşgal güçlerinin açtığı ateş sonucu aynı aileden dört Filistinli şehit olurken, dört kişi de yaralandı. Yaralılardan üçünün durumunun ağır olduğu bildirildi.
İsrail kaynakları ise bir zırhlı birlik komutanı ile Kudüs Tugayı'ndan bir askerin öldüğünü, üç kişinin de yaralandığını açıkladı. Yaralıların tahliyesi için helikopter kullanıldı.
Nablus Hastanesi'ne baskın
Olaydan birkaç saat sonra İsrail güçleri yaklaşık 15 askeri araçla Nablus kentine ve kentteki ihtisas hastanesine baskın düzenledi. Olayla bağlantılı oldukları iddiasıyla biri yaralı olmak üzere iki Filistinli gözaltına alındı.
Siyonist İsrail'in tepkisi
İşgal ordusu olayın ardından Nablus ve Tel köyünü tamamen kuşatma altına aldı ve bölgeye geniş çaplı takviye birlikler sevk etti.
Binyamin Netanyahu, Savaş Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve Şin Bet Başkanı ile yaptığı acil toplantının ardından, Batı Şeria köylerinde geniş çaplı askeri operasyon başlatılması talimatını verdi. Netanyahu, bu bölgelerin İsraillilere yönelik saldırıların kaynağı olduğunu öne sürdü.
İşgal yönetimi ayrıca saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen kişinin evinin yıkılması, Batı Şeria'nın kuzeyindeki askeri operasyonların genişletilmesi, çok sayıda yerleşim karakolunun yasallaştırılması ve yeni yerleşimlerin kurulması, bazı köylerde silahların toplanması ve bazı Filistinlilerin çalışma izinlerinin iptal edilmesi yönünde kararlar aldı.
Sözde Yerleşimcilerin yeni saldırıları
Tel olayının ardından sözde yerleşimciler Sarra ve Urif köylerine de saldırarak Filistinlilere ait evleri ve malları ateşe verdi, çok sayıda kişiyi yaraladı. Ayrıca Cit, Irak Burin ile Nablus, Tulkerim, Cenin ve Kalkilya'daki diğer bölgelere yönelik benzer saldırılar da bildirildi.
Filistin tarafının tepkisi
Filistin Yönetimi Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümetinin bu olayları Batı Şeria'da zorunlu göç ve soykırım planlarını ilerletmek için kullandığı uyarısında bulundu.
Hamas Hareketi olayı "sahada infaz" ve "yeni bir savaş suçu" olarak nitelendirirken, Fetih Hareketi de bunu işgal yönetiminin yerleşimleri genişletme ve Filistinlileri zorla göç ettirme politikasının bir parçası olarak değerlendirdi.
Askeri değerlendirme
Emekli Tuğgeneral Hasan Cuni'ye göre son gelişmeler, temmuz ayının başından bu yana sözde yerleşimcilerin sürdürdüğü saldırıların devamı niteliğinde olup, İsrail'in Batı Şeria üzerindeki hakimiyetini pekiştirme ve Yahudi yerleşimlerini genişletme stratejisinin bir parçasını oluşturuyor.
Cuni, işgal ordusunun askeri operasyonlarının temel hedefinin Nablus çevresini kontrol altına almak, yerleşimlerin güvenliğini sağlamak ve Filistin kentleri ile köyleri arasındaki coğrafi bağlantıyı kesmek olduğunu ifade etti.
Gelişmelerin arka planı
Bu olay, "Mabedin Yıkılışı Yıldönümü" olarak adlandırılan gün dolayısıyla aralarında aşırı sağcı İsrail hükümeti bakanı Itamar Ben-Gvir'in de bulunduğu isimlerin katılımıyla 4 binden fazla sözde yerleşimcinin Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesinden sadece bir gün sonra meydana geldi. Söz konusu baskın, yerleşimlerin genişletilmesi ve Filistinlilere yönelik baskının artırılması politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
www.kudusgunu.com