Semer Hamed, Batı Şeria'da gerçekleşen her yeni eylemin, işgal, yerleşim faaliyetleri ve günlük baskınların gölgesindeki mevcut tablonun altında biriken gerilimin boyutunu ortaya koyduğunu söyledi.
Siyasi aktivist Semer Hamed, bugün Kalkilya'nın kuzeyindeki "Kohav Yair" yerleşiminde gerçekleştirilen ve bir İsraillinin ölümüne, diğerlerinin de yaralanmasına yol açan silahlı saldırının, ayrıca daha önce Beytüllahim'in güneyindeki "Efrat" yerleşimi kavşağında meydana gelen saldırının, son derece gergin bir siyasi ve insani atmosferi yansıttığını belirtti. Hamed, bu gelişmelerin, Filistin halkına uygulanan kuşatma, baskı ve iradeyi kırmaya yönelik sistematik girişimlere rağmen Filistinlilerin çatışma denklemindeki varlığını sürdürdüğünü ve toprağın her türlü boyun eğdirme ve kontrol altına alma girişimine karşı direnişini koruduğunu gösteren yeni bir mesaj olduğunu ifade etti.
Şihab Haber Ajansı'na özel açıklamalarda bulunan Hamed, Batı Şeria'da gerçekleşen her yeni eylemin, işgal, yerleşim faaliyetleri ve günlük baskınların gölgesindeki mevcut tablonun altında biriken gerilimin boyutunu ortaya koyduğunu söyledi. Söz konusu saldırının, Batı Şeria'nın son yılların en gergin dönemlerinden birini yaşadığı; sürekli baskınlar, yerleşimlerin genişlemesi, yerleşimcilerin tekrarlanan saldırıları ve Filistinliler arasında siyasi ufkun kapandığı yönündeki derin hissiyatın hâkim olduğu bir süreçte gerçekleştiğine dikkat çekti.
Hamed, bu tür eylemlerin birçok kişi açısından biriken öfkenin dışavurumu ve günlük baskı altında yaşayan bir halkın sessizliğe ya da teslimiyete mahkûm edilemeyeceğine dair bir mesaj verme girişimi olarak görüldüğünü belirtti.
Bu eylemlerin verdiği en önemli mesajın, Filistinlileri psikolojik ve manevi olarak yıpratma stratejisinin başarısız olduğunun göstergesi olduğunu vurgulayan Hamed, güvenlik ve askerî tedbirlerin ne kadar yoğun olursa olsun, gerilim ve adaletsizliğin hüküm sürdüğü bir toprakta kalıcı güvenlik ve istikrar hissi oluşturamayacağını ifade etti.
Sıkı güvenlik denetimi altında olduğu düşünülen bir bölgede böyle bir eylemin gerçekleştirilmesinin, İsrail kurumlarının yerleştirmeye çalıştığı mutlak kontrol imajını sarstığını kaydeden Hamed, bunun çatışmanın hâlâ birçok olasılığa açık olduğunu ve köklerinin yalnızca güvenlik araçlarıyla çözülemeyecek kadar derin bulunduğunu yeniden ortaya koyduğunu söyledi.
Hamed ayrıca, bu tür eylemlerin olayın gerçekleştiği yer ve zamanın ötesine geçen siyasi mesajlar taşıdığını belirterek, Batı Şeria'nın tüm kuşatma ve parçalama girişimlerine rağmen hâlâ reddediş ruhunu barındırdığını gösterdiğini ifade etti. Günlük olarak öldürme, tutuklama ve baskın görüntüleriyle büyüyen nesillerin, yaşadıkları gerçeklikten koparılamayacağını, onurlarına, haklarına ve kimliklerine ilişkin duygularının ortadan kaldırılamayacağını söyledi.
Uzun yıllar işgal altında yaşayan halkların kolektif hafızalarını kaybetmediğini belirten Hamed, aksine içlerinde biriken öfke ve sıkışmışlık duygularının zamanla farklı biçimlerde dışa vurulduğunu dile getirdi.
www.kudusgunu.com