Bu analizlere göre İran savaşı ABD’ye günlük yaklaşık 2 milyar dolara mal oluyor ve dolaylı maliyetlerle birlikte toplamda en az 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
Amerikalı uzmanlar, İran savaşıyla ilgili açıklanan resmi maliyetin gerçeklikten oldukça uzak olduğunu belirtti.
Tesnim Haber Ajansı'nın aktardığına göre, el-Arabi el-Cedid sitesi yayımladığı bir raporda ABD’nin 22 yıl süren Vietnam savaşıyla 40 gün süren İran savaşının maliyetlerini karşılaştırdı. ABD’de savaş maliyetleri alanında uzman isimlere dayandırılan değerlendirmede, İran savaşı ABD’nin en maliyetli askeri operasyonlarından biri olarak nitelendirildi. Raporda özellikle Harvard Üniversitesi’nde savaş bütçeleri alanında önde gelen uzmanlardan Linda Bilmes’in İran savaşına ilişkin maliyet tahminine atıf yapıldı.
Raporda, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaş ile Vietnam savaşı arasındaki karşılaştırmada dikkat çekici bir noktanın öne çıktığı belirtildi. Buna göre yalnızca 40 gün süren İran savaşının, uzun vadeli Amerikan tahminlerine göre yaklaşık 1 trilyon dolar (bin milyar dolar) maliyete ulaştığı ifade edildi. Buna karşılık 22 yıl süren Vietnam savaşının doğrudan maliyetinin yaklaşık 165 milyar dolar olduğu, bazı tahminlere göre ise bu rakamın 450 milyar dolara kadar çıktığı kaydedildi.
Söz konusu siteye göre, iki savaş arasındaki zaman farkı, savaşların niteliği, kullanılan pahalı silah türleri ile doğrudan ve dolaylı maliyetler dikkate alındığında, Vietnam savaşı ABD tarihinin en uzun savaşlarından biri olarak öne çıkıyor. 1953’ten 1975’e kadar yaklaşık 22 yıl süren bu savaşın doğrudan maliyeti bazı Amerikan kaynaklarında dönemin fiyatlarıyla yaklaşık 168 milyar dolar olarak açıklanırken, diğer tahminlerde bu rakam 450 milyar dolar olarak belirtiliyor. Bu da günümüz değerleriyle yaklaşık 3 trilyon dolara denk geliyor.
El-Arabi el-Cedid, her iki savaşta da ABD’nin karşı tarafı teslim olmaya zorlamak için geniş çaplı askeri güç kullanımına dayandığını yazdı. Vietnam savaşında yaklaşık 12 milyon ton bomba kullanıldığı, bunun İkinci Dünya Savaşı’ndaki tüm cephelerde kullanılan toplam bombanın dört katı olduğu belirtildi. Buna rağmen bu stratejinin sonuç vermediği ve ABD’nin savaşı kaybettiği ifade edildi. Savaşın ABD’ye 58 bin ölü ve yaklaşık 300 bin yaralıya mal olduğu kaydedildi.
Raporda Linda Bilmes’in değerlendirmesine yer verilerek, enflasyon etkisi de hesaba katıldığında İran savaşının maliyetinin günümüz değerleriyle 1 ila 1,3 trilyon dolar arasında olabileceği belirtildi. Ayrıca gaziler için sağlık harcamaları, borç faizleri ve enflasyon etkileri gibi uzun vadeli maliyetlerin bu rakamı daha da artırdığı ifade edildi. Buna karşılık Vietnam savaşının uzun süreye yayılan ve günlük maliyeti nispeten düşük olan bir yıpratma savaşı olduğu, ancak bazı Amerikan tahminlerine göre bu savaşın nihai maliyetinin günümüz değerleriyle yine 1 trilyon doların üzerine çıkabileceği vurgulandı. Ancak bu maliyetin 40 gün gibi kısa bir sürede değil, 20 yılı aşkın bir zaman diliminde oluştuğuna dikkat çekildi.
İran savaşının maliyetinin, 22 yıl süren Vietnam savaşına kıyasla yaklaşık beş kat daha fazla olduğu ifade edildi. Süresinin kısa olmasına rağmen günlük maliyetin son derece yüksek olduğu belirtilirken, Amerikan medya ve araştırma merkezlerinin verilerine göre savaşın ilk altı gününde doğrudan maliyetin yaklaşık 11,3 milyar dolar olduğu kaydedildi. Bu rakamın yaklaşık bir ay içinde 30 ila 45 milyar dolara ulaştığı, Nisan 2026’daki ateşkese kadar ise buna 25 ila 35 milyar dolar daha eklendiği belirtildi. Linda Bilmes’in ileriye dönük tahminlerine göre ise toplam maliyetin 1 trilyon dolara ulaşabileceği, savaşın devam etmesi halinde bu rakamın daha da artabileceği ifade edildi.
Bu analizlere göre İran savaşı ABD’ye günlük yaklaşık 2 milyar dolara mal oluyor ve dolaylı maliyetlerle birlikte toplamda en az 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Daha önce Irak savaşı sırasında dönemin ABD Başkanı George W. Bush’un ekonomik danışmanı Larry Lindsey’i, savaşın maliyetini 200 milyar dolar olarak öngördüğü için görevden aldığı hatırlatılırken, Irak savaşının gerçek maliyetinin yaklaşık 5 trilyon dolara ulaştığına dikkat çekildi.
El-Arabi el-Cedid, resmi Amerikan çevrelerinin maliyetleri olduğundan daha düşük göstermeye çalıştığını yazdı. Bu kapsamda Trump yönetiminin savaşın hızlı ve sınırlı maliyetle sona ereceğini öngördüğü, Pentagon’un ise ilk 3 ila 5 günün maliyetini yaklaşık 11,3 milyar dolar olarak açıkladığı belirtildi. Ancak Linda Bilmes bu rakamın ihtiyatlı bir tahmin olduğunu, yalnızca ilk günlerin maliyetinin en az 16 milyar dolar olduğunu ve bunun nedeninin mühimmatın çok hızlı tüketilmesi olduğunu ifade etti. Ayrıca altyapının yeniden inşası ve gelişmiş silah sistemlerinin yenilenmesi gibi orta ve uzun vadeli maliyetlerin savaş sonrasında yıllarca devam edeceği vurgulandı.
Maliyetlerin önemli bir bölümünün, İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırılarında ağır hasar gören Amerikan üslerinden kaynaklandığı belirtildi. Rapora göre, bu savaşta bölgede en az 20 Amerikan askeri üssü ve tesisi ciddi şekilde zarar gördü. Bunlar arasında askeri üsler, personel barınma merkezleri, füze sistemleri ve diğer altyapıların bulunduğu, bunların yeniden inşasının uzun zaman ve yüksek maliyet gerektirdiği ifade edildi.
ABD ordusunun bu savaşta THAAD ve Patriot gibi gelişmiş savunma sistemleri, radar görünmez savaş uçakları ve son derece pahalı füzeler kullandığı belirtilirken, bazı durumlarda tek bir füzenin önlenmesinin maliyetinin milyonlarca dolara ulaştığı kaydedildi. Örneğin bir SM-3 önleme füzesinin maliyetinin yaklaşık 27,9 milyon dolar olduğu, THAAD sisteminde her önlemenin 12,8 ila 15 milyon dolar arasında olduğu ve her Patriot füzesinin maliyetinin 4,1 ila 5 milyon dolar arasında değiştiği belirtildi.
Ayrıca her bir MQ-9 keşif insansız hava aracının maliyetinin yaklaşık 120 milyon dolar olduğu ve Pentagon’un iddiasına göre ABD’nin en az 12 adet bu tür İHA kaybettiği ifade edildi. B-2 stratejik bombardıman uçaklarının saatlik operasyon maliyetinin 130 ila 150 bin dolar arasında olduğu, Tomahawk seyir füzesinin birim maliyetinin ise yaklaşık 2 milyon dolar olduğu kaydedildi.
Foreign Policy dergisinde yayımlanan bir analizde ise İran savaşının siyasi, askeri ve ekonomik maliyetlerinin neden Vietnam’a kıyasla daha yüksek olduğunun açıklanmaya çalışıldığı belirtildi. Analize göre her iki ülke de ABD karşısında “savaşı uzatma” stratejisini benimseyerek karşı tarafı ekonomik olarak yıpratmayı hedefledi. Bu yaklaşımın İran’ın savaş yönetiminde etkili olduğu ve Vietnam deneyiminden önemli ölçüde yararlandığı ifade edildi.
Bu çerçevede analizin, Donald Trump’ın ateşkes talebinde bulunmasının nedenlerinden birinin de bu değerlendirme olduğunu ortaya koyduğu, zira çatışmaların tırmandırılmasının İran’ı müzakere masasına getirmeyeceği ve savaşın devamının ABD için ağır ekonomik ve siyasi sonuçlar doğurabileceği sonucuna varıldığı belirtildi. Özellikle İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü ve bunun ABD ile küresel ekonomi üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri bu değerlendirmede etkili oldu.
Foreign Policy dergisi, Vietnam savaşından hareketle yaptığı değerlendirmede, Vietnam’ın ABD’yi yıpratarak hedeflerine ulaştığı gibi İran’ın da Washington’u ekonomik olarak yıpratma sürecinde başarı sağlamakta olduğunu öngördü. Bu durumun özellikle İran’ın Hürmüz Boğazı gibi stratejik bir konuma sahip olmasıyla daha da önem kazandığı ifade edildi.
Raporda ayrıca, İran’ın önümüzdeki altı ay içinde yapılacak ara seçimler ve iki ay sonra düzenlenecek Dünya Kupası gibi gelişmeleri dikkate alarak bu avantajını ekonomik ve siyasi baskı unsuru olarak kullanabileceği, bunun da Trump ve partisi üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği ihtimali dile getirildi.
www.kudusgunu.com