Ahmed Ebu Kamer, Gazze’deki piyasalarda yaşananların uzun aylar süren kuşatma ve askeri baskının sonucu ortaya çıkan “derin bir ekonomik bozulmayı” yansıttığını belirtti.
Kıtlık hayaleti, ticari geçiş noktalarına getirilen sıkı kısıtlamalar ve yerel tüccarların açgözlülüğü nedeniyle gıda tedarikinde yaşanan ciddi eksiklikler nedeniyle Gazze Şeridi üzerinde yeniden dolaşmaya başladı. Piyasalara giren malların azalmasıyla birlikte ailelerin büyük çoğunluğu, savaş sırasında birçok kişinin geçim kaynaklarını kaybetmesi nedeniyle halkın ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan aşevleri ve hayır girişimlerine neredeyse tamamen bağımlı hale geldi.
Şihab'ın haberine göre, Ramazan ayında Gazze’de günlük hayatın görünümü de değişti. Aileleri çeşitli yemeklerle bir araya getiren sofralar ortadan kalkarken, yerlerini oruç açmaya ancak yeten basit öğünler aldı. Birçok aile, halkın yaşadığı ağır ekonomik koşullar nedeniyle sofraya birden fazla yemek koyamaz hale geldi.
Son günlerde yerel pazarlarda başta kümes hayvanları ve hayvansal protein kaynakları olmak üzere birçok temel üründe belirgin bir kıtlık yaşandı. Bu durum giderek büyüyen bir gıda açığına yol açarken, sebze ve meyve fiyatlarında yaşanan büyük artışlarla aynı döneme denk geldi. Bu gelişmeler, satın alma gücü ciddi şekilde düşen yaklaşık iki milyon yerinden edilmiş kişinin yaşadığı sıkıntıları daha da ağırlaştırdı.
Çadırlarda günlük yaşamın zorlukları
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki yerinden edilme merkezlerinde, evlerini kaybeden ailelerin günlük yaşamına dair ayrıntılar ortaya çıkıyor. Birçok aile yalnızca ekmek ve bakliyattan oluşan basit öğünlerle yetinmek zorunda kalıyor. Bu bağlamda 29 yaşındaki vatandaş Mahmud Rızk, “İnsanların yaşadığı sıkıntı sadece ürünlerin azlığından kaynaklanmıyor, aynı zamanda mevcut az sayıdaki ürünün fiyatlarının çok yüksek olmasından da kaynaklanıyor” dedi.
Rızk, Şihab Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Bazı tüccarlar bölgede ortaya çıkan herhangi bir haber veya gelişmeyi fiyatları hemen yükseltmek için fırsata çeviriyor” diyerek, “Sınır kapılarının kısa süreliğine bile kapatılması piyasaya doğrudan yansıyor ve fiyatlarda çılgınca bir artışa yol açıyor” ifadelerini kullandı.
Rızk ayrıca, “Gazze’de şu anda un ve bakliyat gibi temel ürünlerden en az bir ay yetecek miktarda bulunabilir. Ancak buna rağmen fiyatlar yükseliyor” dedi. “Fiyatlar hayal edilemeyecek seviyelere ulaştı. Bu parayı nereden bulacağız? Çoğu insanın işi ve geliri yok. En basit ihtiyaçlar bile artık ulaşılamaz hale geldi” diye konuştu.
Ekonomik bozulma
Öte yandan ekonomi analisti Ahmed Ebu Kamer, Gazze’deki piyasalarda yaşananların uzun aylar süren kuşatma ve askeri baskının sonucu ortaya çıkan “derin bir ekonomik bozulmayı” yansıttığını belirtti. Piyasanın doğal dengesini kaybettiğini ve özellikle sınır kapılarının kapatılması veya malların girişinin azaltılması gibi siyasi ve güvenlik gelişmelerine karşı son derece hassas hale geldiğini söyledi.
Ekonomik tahminlere göre Gazze Şeridi’ne şu anda günde yalnızca yaklaşık 250 kamyon giriş yapıyor. Oysa halkın asgari ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için günde yaklaşık bin kamyonluk sevkiyata ihtiyaç duyuluyor. Bu büyük açık, piyasada sürekli bir mal kıtlığına yol açıyor ve talepteki herhangi bir artışla birlikte fiyatların hızla yükselmesine neden oluyor.
Ekonomi uzmanına göre sorun yalnızca sınırlı miktardaki ürünlerle ilgili değil; aynı zamanda girişine izin verilen malların niteliğiyle de ilgili. Çünkü bunların önemli bir kısmı acil gıda ihtiyaçları kapsamında yer almıyor. Raporlara göre temel gıda maddeleri taşıyan kamyonların oranı gerçek ihtiyacın yalnızca küçük bir bölümünü karşılıyor. Bu durum Gazze Şeridi’ndeki ekonomik yapıyı kırılgan hale getiriyor ve herhangi bir anda daha da kötüleşmesine zemin hazırlıyor.
Ebu Kamer’e göre psikolojik faktör de krizin derinleşmesinde rol oynuyor. Gıda kıtlığı korkusu, birçok vatandaşı sınır kapılarının kapatılacağı veya gerginliğin artacağı yönündeki haberler yayıldığında mevcut ürünleri stoklamaya yöneltiyor. Bu durum piyasalar üzerindeki baskıyı artırarak fiyatların daha da yükselmesine ve özellikle en yoksul kesimlerin temel gıda ürünlerine ulaşmasının daha da zorlaşmasına neden oluyor.
www.kudusgunu.com