Bir Hizbullah yetkilisi, direnişin sürdürülmesi gerektiğini vurgulayarak, düşmanın baskılarının kendilerini asla teslim olmaya zorlayamayacağını söyledi.
Tesnim Haber Ajansı Uluslararası Servisi’nin aktardığına göre, Baalbek-Hermel Parlamento Grubu Başkanı ve Lübnan Parlamentosu’ndaki Direnişe Vefa Bloğu’nun kıdemli üyesi Hüseyin el-Hac Hasan, bugün ülkesindeki son gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, direnişin yeni bir olgu olmadığını, yüzlerce yıl öncesine dayanan bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, direnişin özgür insanların köleliğe karşı kıyamı ve hakkın batıla karşı duruşu anlamına geldiğini ifade etti.
Hüseyin el-Hac Hasan, bu nedenle işgal varsa direnişin de olması gerektiğini, saldırgan varsa ona karşı durulması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde bunun düşmana, işgalciye, zalime ve zorba güce teslim olmak anlamına geleceğini belirten el-Hac Hasan, bunun asla yapmayacakları bir şey olduğunu vurguladı.
Lübnan’da bazı tarafların siyonist düşmanın taleplerine ve ABD’nin baskılarına teslim olunmasını istediğini belirten Hizbullah milletvekili, bu çevrelerin teslimiyetin yalnızca düşmana daha fazla taviz verilmesine yol açacağını bilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle siyonist rejimin yayılmacı hedefleri ve ABD’nin Lübnan’ın topraklarını, kaynaklarını ve sularını yağmalama, egemenliğine, özgürlüğüne ve bağımsızlığına saldırma konusundaki ortaklığına dikkat çekti.
El-Hac Hasan, mevcut koşulların yalnızca kendilerinin değil tüm Lübnanlıların direncini ve direnişini güçlendirmesini gerektirdiğini belirterek, bugün ihtiyaç duyulanın ayrışma değil ulusal birlik olduğunu ifade etti. Ancak ülkenin bugünkü durumunun böyle olmadığını, bazı kesimlerin kendilerine karşı şiddeti kışkırttığını, düşmanın anlatısını yaydığını ve Lübnan halkına yönelik katliam ve suçları meşrulaştırdığını söyledi.
Hüseyin el-Hac Hasan, bunların hiçbirinin kendilerini yıkamayacağını, aksine azim ve direnişlerini daha da güçlendireceğini vurgulayarak, başkalarının düşmanın katliamlarını, saldırılarını ve işgalini meşrulaştıran politika ve tutumlarını gözden geçirmesi gerektiğini dile getirdi. Bugün dünyada hak sahiplerinin aynı zamanda güç sahibi olduklarında kazandığını, ancak gücün batılı hakka dönüştürmeye çalıştığı durumlarda kimsenin bu güce boyun eğmemesi gerektiğini belirten el-Hac Hasan, teslimiyetin ABD ve İsrail’in kendilerinden istediği şey olduğunu söyledi.
Direniş Bloğu’ndan söz konusu milletvekili, ABD Başkanı Donald Trump’ın halkları teslim almaya çalıştığını ve kendisinin “zorla barış” istediğini söylediğini aktararak, bunun ülkelere saldırmak, onları işgal etmek, kaynaklarını yağmalamak ve ardından anlaşma imzalatmak anlamına geldiğini, bunun ise barış değil teslimiyet, aşağılanma ve utanç olduğunu ifade etti.
El-Hac Hasan, düşmanlarının siyonist rejim ve ABD yönetimi olduğu bir durumda gerçeği anlamak için ayrıca çaba göstermeye gerek olmadığını, taleplerinin son derece açık olduğunu vurguladı. Ancak düşman ne kadar güçlü olursa olsun kendilerini yenemeyeceğini, hak sahiplerinin her zaman kazanacağını söyledi.
Hizbullah’ın bir diğer kıdemli milletvekili Ali Feyyaz da aynı bağlamda yaptığı açıklamada, halkın direnişe verdiği desteğin geri çekileceği yönündeki her türlü beklentinin boş ve yanıltıcı olduğunu belirterek, halkın 2000 ve 2006’da siyonist düşmanla savaşta direnişin yanında durduğu ve onu terk etmediği gibi bugün de geri adım atmayacağını söyledi.
Ali Feyyaz, düşmanın baskıları karşısında Lübnan hükümetinin zayıf tutumunu eleştirerek, geçmiş dönemdeki müzakerelerde Lübnanlı yetkililerin performansının ülkenin hiçbir ulusal hedefini gerçekleştirmediğini, ne siyonistlerin Lübnan’dan çekilmesini sağladığını, ne Lübnanlı esirlerin serbest bırakılmasına yol açtığını, ne düşmanı Lübnan’ın egemenliğine saygı göstermeye ve saldırılarını durdurmaya zorladığını ne de sınır köyleri sakinlerinin evlerine dönüşünü güvence altına aldığını kaydetti.
Feyyaz, düşmanın Lübnan’a eş zamanlı olarak askeri ve siyasi baskı uyguladığını, buna karşın Lübnanlı yetkililerin müzakere masasında gerçek bir baskı unsurundan yoksun olduğunu ifade etti.
Direnişin halkı savunma hakkına, ulusal birliğe ve halkının yanında duran ulusal bir ordu olarak Lübnan ordusuna bağlılığını vurgulayan Ali Feyyaz, bu toprakların Lübnanlılara ait olduğunu ve büyük Lübnan halkının baskılar ne kadar artarsa artsın direnişten vazgeçmeyeceğini söyledi.
www.kudusgunu.com