ŞEYH NAİM KASIM'DAN ABD'YE KARŞI KÜRESEL HAREKET ÇAĞRISI

img
ŞEYH NAİM KASIM'DAN ABD'YE KARŞI KÜRESEL HAREKET ÇAĞRISI

Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, bugün yaptığı konuşmada, devletler ve halklar düzeyinde Amerika’ya “dur” diyecek küresel bir hareket çağrısında bulundu; İran’ın direncini ve Lübnan’da direnişin sürekliliğini vurguladı.

Almayadeen.net'in haberine göre, Şeyh Naim Kasım, Trump’ın “demokratik ve dini yaşamı engellemek için dünyanın her bölgesine müdahale etmek istediğini ve insanların kaderi üzerinde tahakküm kurmaya çalıştığını” söyledi; gücü istismar etmeye ve halkların ile devletlerin haklarını aşmaya çalışan açgözlü bir aklın varlığına işaret etti. “46 yılı aşkın süredir İslam Cumhuriyeti’ni zayıflatmak istiyorlar; son olaylar, direnişçi İran denklemini değiştirmeyi hedefliyordu” diyen Kasım, “İran direnişin kalesi olarak kalacaktır” ifadelerini kullandı. İran’ın tehditler karşısındaki direncine değinen Kasım, İran halkının “bilge ve isabetli liderlik sayesinde ABD'nin planlarını boşa çıkardığını” belirtti.

Lübnan cephesinde ise Kasım, “özgürleşmenin devlet inşasının temeli olduğunu; silahın sınırlandırılmasının devletin inşası için zorunlu olduğunu düşünenlerin, bunun ancak egemenliğin dayanakları teslim alındıktan sonra mümkün olacağını, öncesinde olmayacağını” söyledi ve “direniş ve onun çevresi güvende olmazsa Lübnan’da da işler yoluna girmez” dedi.

Hizbullah Genel Sekreteri, silahın ve 1701 sayılı kararın Lübnan’a özgü meseleler olduğunu, “İsrail’in” bu konularda hiçbir yetkisi bulunmadığını vurgulayarak, “Direniş silahını teslim ederse ‘İsrail’in ülkemizi ihlal etmeyeceğini kim garanti eder?” diye sordu.

Kasım, silahın sınırlandırılmasının “İsrail” açısından nihai hedefinin Lübnan’ı “İsrail şemsiyesi” altına sokmak olduğunu ifade etti. Silahın teslim edilmesi taleplerine ilişkin olarak da “İsrail’in saldırmadığı tek bir yer kalmamışken silahın tesliminin istenmesi şaşırtıcıdır” dedi. “Direniş ne yaptı?” sorusuna ise “Toprağı kim özgürleştirdi?” yanıtını vererek, bunun yalnızca İslami direnişi değil tüm direniş gruplarını kapsadığını söyledi.

Kasım, “bu direnişin dünyadaki en onurlu ve en aklıselim direnişlerden biri olduğunu” vurguladı. “Halkımızı savunduğumuzda vatanımızı savunuyoruz; kendimizi savunduğumuzda da vatanımızı savunmuş oluyoruz” dedi.

Halkın fedakârlıklarıyla gurur duyduğunu belirten Kasım, direnişin onur ve sebat uğruna veren bir halkın parçası olduğunu; “esirler ve yaralılar verdik, başımız dik ve bununla gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

“İsrail”in tehditlerine yanıt olarak Kasım, “Biz yenilmeyen bir halkız; tehditler bizi korkutmaz ve ‘İsrail’ ile hizmetkârları istediklerini elde edemeyecek” dedi. İsrail’in Lübnan’a yönelik hava ve kara saldırıları sürerken ülkede “sıfır egemenlik” bulunduğunu söyleyen Kasım, bunun “hükümetin sorumluluğu” olduğunu vurguladı.

Kasım, silahın sınırlandırılmasına ilişkin tartışmanın “egemenlik tesis edildikten sonra yapılması gerektiğini; bunun direnişi kuşatmayı hedefleyen İsrail-Amerikan talebi olduğunu” belirtti. İşgalin ateşkes anlaşmasını sürekli ihlal etmesine değinen Kasım, “Lübnan devleti anlaşmayı uyguladı; ‘İsrail’ ise hiçbir maddesini uygulamadı” dedi ve insanlara ve altyapıya yönelik saldırıların “süremez ve bu saldırı temposunun kabul edilemez olduğunu; her şeyin bir sınırı bulunduğunu” söyledi.

Kasım, partinin “devletin tüm adımlarına büyük bir sorumlulukla katıldığını”, ancak sürekli saldırılar ve “zehir püskürtenler” nedeniyle Lübnan’da istikrarın sağlanamadığını ifade etti. “Yeni aşamada, Ulü’l-Bes’ten sonra, Lübnan’ın ve halkının güvenliğinden devlet sorumludur” diyen Kasım, direnişin, birliğin ve egemenliği tesis etme kararlılığının varlığıyla “İsrail’in Güney Lübnan’da kalamayacağını” vurguladı ve İsrail’in güneydeki saldırılarının “hedefsiz ve sınırsız” olduğunu söyledi.

Kasım, Lübnan Dışişleri Bakanı’nın tutumlarını “iç savaşı kışkırtıcı” olarak nitelendirerek, bunun “yalnızca direnişe değil, Lübnan’a ve halka karşı” olduğunu ifade etti. Bazı bakanların Washington yaptırımlarını uygulamadaki tutumlarının ise “Amerikan vesayetine bağlılık grubunun bir parçası” olduğunu söyledi.

Hizbullah Genel Sekreteri, Lübnan hükümetini “Dışişleri Bakanı olarak adlandırılan bu sorunu ya değiştirmek ya da susturmak suretiyle gidermekten” sorumlu tuttu.

www.kudusgunu.com



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!