TUĞGENERAL HASANZADE RAMAZAN SAVAŞININ BİLİNMEYEN YÖNLERİNİ ANLATTI

img
TUĞGENERAL HASANZADE RAMAZAN SAVAŞININ BİLİNMEYEN YÖNLERİNİ ANLATTI

Tuğgeneral Hasanzade : "Tüm teçhizat ve imkânlarımızı devreye soktuk, Tahran'ın kuzeyindeki dağlık kesimlerde savunma ekiplerini ve ihtiyaç duyulan diğer kapasiteleri geliştirdik. Düşman, Tahran'da sonuca ulaşamamış olmaktan şaşkına döndü."

Tesnim Haber Ajansı Savunma Masasının aktardığına göre; Tahran Büyükşehir Hz. Muhammed Resulullah (s.a.v.) Devrim Muhafızları Komutanı Tuğgeneral Hasanzade, bugün öğleden sonra Tahran Fatımatüzzehra (s.a.) Hüseyniyesi'nde düzenlenecek olan 12 Günlük Savaş, Ramazan Savaşı ve 1404 Dey Ayı İsyanı şehitlerini anma töreninde yaptığı konuşmada, şehitlerin hatırasını yâd ederek düşmanın Ramazan Savaşı'nın başlangıcındaki hesaplarına değindi ve şunları söyledi: "Amerikan düşmanı ve Siyonist rejim; şimşek hızıyla, bileşik, kapsamlı ve geniş çaplı bir saldırıyla İran ülkemizi üç veya dört gün içinde dize getirebileceklerini zannediyorlardı. Onlar, ilk hamleleriyle kutsal İslam Cumhuriyeti nizamının merkezi olan Tahran'da istikrarsızlık yaratacaklarını ve ardından bu istikrarsızlığın ülkenin diğer bölgelerine yayılacağını hayal etmişlerdi."

Tahran Büyükşehir Devrim Muhafızları Komutanı sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak milislerin (Besic), muhafızların, askerlerin, kolluk kuvvetlerinin, güvenlik güçlerinin ve sorumlu kurumların ilk dakikalardan itibaren gösterdiği direniş, Tahran'da kalıcı ve derin bir güvenlik tesis etti."

Hasanzade, düşmanın Tahran'daki askeri ve güvenlik merkezlerine düzenlediği saldırılara işaret ederek, "Düşman bu yolla bir netice alamayacağını gördüğünde; Besic direnç bölgelerini, Tahran Devrim Muhafızları karargâhını, 27 Numaralı Muhammed Resulullah (s.a.v.) Tümeni'ni, tugayları, güvenlik birliklerini, direnç alanlarını ve bazı taburlarımızı füze hedefi haline getirdi" dedi.

Olayın, bir kez daha Amerikan güvenlik aygıtlarının yanlış hesaplarıyla çeliştiğini belirten Hasanzade, "Tahran'daki güvenlikte bir aksama meydana gelmediği gibi, Besic mensuplarının mevcudiyeti arttı, halk denetimler için daha çok müracaatta bulundu ve dar geçitlerdeki kontrol noktalarının, devriyelerin ve istihbarat devriyelerinin sayısı artırıldı" ifadelerini kullandı.

Tahran Büyükşehir Devrim Muhafızları Komutanı şöyle devam etti: "Tüm teçhizat ve imkânlarımızı devreye soktuk, Tahran'ın kuzeyindeki dağlık kesimlerde savunma ekiplerini ve ihtiyaç duyulan diğer kapasiteleri geliştirdik. Düşman, Tahran'da sonuca ulaşamamış olmaktan şaşkına döndü."

Düşmanın eylemlerinin bir sonraki aşamasına değinen Hasanzade, şunları kaydetti: "Düşman, yıl sonu çarşamba gecesinin, kutsal İslam Cumhuriyeti nizamının varlığının son gecesine dönüşebileceğini zannetmişti. Sınırlardan girmeyi, istikrarsızlık ve kargaşa yaratmayı ve silahlı isyan çıkarmayı denediler."

Devrim Muhafızları Tahran Komutanı konuşmasını şöyle sürdürdü: "Onların önündeki yegâne engel; Tahran'ın güvenliğini eksiksiz bir şekilde muhafaza eden fedakâr Besic, kolluk ve güvenlik mensubu azizlerimizin mevcudiyeti oldu. Bu sebeple düşman kontrol noktalarımızı hedef aldı. Sadece yıl sonu salı günü 9 kontrol noktamız vuruldu; ancak bu saldırılar Tahran'ın güvenliğinde en ufak bir aksamaya yol açmadığı gibi, başkentin güvenliği geçmişe nazaran daha da perçinlendi."

Hasanzade, düşmanın; Besic mensuplarının görev yerlerinin vurulması ve bazı Besic ile muhafızların kontrol noktalarında şehit edilmesi durumunda güvenliğin tesis edilmesinin artık mümkün olmayacağını sandığını, ancak bu hesabın da yanlış olduğunu dünyanın gördüğünü vurguladı.

İmam Hüseyin'in (a.s.) ekolünün öğretilerine değinen Hasanzade, "Bu, İmamımızın bize öğrettiği İslami, Şii öğretilerde ve İmam Hüseyin'in (a.s.) ekolünde bir esastır: Düşman İran milletine darbe vurmak için ne kadar çok çaba sarf ederse, inkılap ve direniş cephesinde direnç, sebat, metanet, millî bütünlük, uyum ve düşman yenilgiye uğratılıncaya kadar direnme konusundaki ısrar o kadar artacaktır" dedi.

Konuşmasının bir diğer bölümünde 2022 yılındaki isyanlara dair hatıralarını paylaşan Tahran Devrim Muhafızları Komutanı, "2022 yılında bana en kötü durum ve halin ne zaman olduğunu sormuşlardı. 'Çocukların sokaklarda çatıştığı, benim de Bakiyyetullah Hastanesi'ne, Besat Hastanesi'ne ve diğer hastanelere gittiğim ve silah kullanmamalarını söylediğimiz, onların da bu talimata uyarak pala, bıçak, demir çubuk ve diğer tehlikeli nesnelerle yapılan saldırılar sonucunda kanlar içinde hastanelerde yatan güçlerimizi gördüğüm gece' demiştim" şeklinde konuştu.

Hasanzade sözlerini şöyle tamamladı: "Ancak Ramazan Savaşı'nda bir yandan nereye gitsek düşmanın tüm tehditlerine rağmen canını dişine takmış Besic mensuplarının orada bulunmasından gurur duyuyor, diğer yandan sokaklarda bir grup savaşçı ve Besic mensubunun şehadet haberini alıyorduk."

Besic güçlerinin direniş merkezlerinden birinde şehit olmasına değinen Tahran Komutanı, " Savaşın ikinci günü, sokaklarda durumu takip ederken 104 numaralı merkezin vurulduğu haberi geldi. Düşmanın orayı hedef alacağını tahmin etmiyorduk. Savaşçılara dağıtılmak üzere iftarlık hazırlamak için gelen bacılarımız, aynı yerde şehit düştüler" dedi.

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!