Gufran Zamil, hapis, tecrit ve yıllarca süren yokluğun Selame’nin ruhunu söndürmeyi veya onu kırmayı başaramadığını belirterek, sahnede eksik olan tek şeyin esirin Ben-Gvir’e cevap vermesi olduğunu söyledi.
Filistinli esir Hasan Selame’nin nişanlısı Gufran Zamil, uzun yıllar süren sessizliğin ardından onun görüntüsünün ortaya çıkmasının kendisi için yalnızca bir fotoğraf olmadığını, esaret ve tecrit yıllarının yanı sıra savaşın onun bedeni ve yüz hatları üzerinde bıraktığı etkilere ilişkin zihnini uzun süredir meşgul eden birçok soruya yanıt niteliği taşıdığını söyledi.
Zamil, Şihab’a verdiği röportajda, bunun üç yıl aradan sonra Selame’yi gördüğü ilk görüntü olduğunu belirterek, her ziyaretinde avukatına onun durumu, yüzü, yüz hatları ve bedeni hakkında ayrıntılar sorduğunu ve avukatının anlatımından, esaret yılları boyunca onda meydana gelen değişiklikleri zihninde canlandırmaya çalıştığını ifade etti.
Zamil, fotoğrafın «aşağılama sahnesi» olarak kullanılmak istendiğini ve işgal hükümetinin Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Selame’yi gardiyanın gücü karşısında kırılmış biri olarak göstermek ve görüntüyü propaganda amacıyla kullanmaya çalıştığını belirtti. Ancak Zamil, Selame’nin yüz hatlarının bunun aksine kararlılık, güç ve dayanıklılığı yansıttığını söyledi.
Selame’nin uzun yıllar tecrit altında tutulduğuna dikkat çeken Zamil, bu süreçte ailesinden, arkadaşlarından ve dava arkadaşlarından bazılarını kaybettiğini, ayrıca hücresinin baskına uğradığını ve esaret altındayken kendisine yakın bazı kişilerin öldüğü haberinin verildiğini aktardı. Zamil, Selame’nin bu koşullarla «ölümün hak sahiplerini yenemeyeceğini bilen bir insanın kararlılığıyla» mücadele ettiğini belirtti.
Zamil, fotoğrafın kendisini daha önce Selame’yi mahkeme salonunda gördüğü bir ana götürdüğünü söyledi. Bu görüntünün, Selame hakkında müebbet hapis cezasının okunması sırasında çekildiğini belirten Zamil, iki görüntü arasında uzun yıllar bulunduğunu ve bu süreçte işkence, eziyet, tecrit, savaş ve kayıpların yaşandığını ifade etti. Ancak «tek bir şeyin değişmediğini», bunun da Selame’nin sabit ve güçlü olarak nitelendirdiği bakışları olduğunu söyledi.
Zamil, hapis, tecrit ve yıllarca süren yokluğun Selame’nin ruhunu söndürmeyi veya onu kırmayı başaramadığını belirterek, sahnede eksik olan tek şeyin esirin Ben-Gvir’e cevap vermesi olduğunu söyledi. Zamil, hayali olarak Selame’nin Ben-Gvir’e söyleyebileceği sözleri şöyle aktardı:
«Hayatımı cehenneme çevirmekle övünmek için geldin. O hâlde kameranın karşısına geç ve bana söylediğin gibi, kendi adınla, makamınla ve tüm sorumluluğunla bunu söyle.»
Zamil, Selame’nin haklarından pazarlık etmeyeceğini ve özgürlüğü ile onurunu gardiyanın kendisine bahşettiği bir «lütuf» olarak görmeyeceğini vurguladı. Esirin askeri güç karşısında sahip olduğu şeyin, elinden alınması mümkün olmayan kararlılığı ve iradesi olduğunu belirtti.
Zamil sözlerini şöyle tamamladı:
“Selame’nin cevap verme imkânı olsaydı şu mesajı verirdi: «Seni aşağılamandan daha büyüğüm, tehdidinden daha kararlıyım ve bana vermek istediğin korkuyu kabul etmeyecek kadar güçlüyüm.»”
Zamil, geçen yılların Selame’yi değiştirmediğini ve onun Filistinlilerin tanıdığı şekilde kararlılığını koruduğunu ifade etti.
www.kudusgunu.com