SEYYİD MEHDİ CAFERİ DİRENİŞ EKSENİ'NİN STRATEJİSİNİ DEĞERLENDİRDİ

img
SEYYİD MEHDİ CAFERİ DİRENİŞ EKSENİ'NİN STRATEJİSİNİ DEĞERLENDİRDİ

Seyyid Mehdi Caferi, göz ardı edilmemesi gereken noktanın, bölgede Direniş Cephesi'nin oluşumunun kademeli bir süreç olduğuna işaret ederek, "Lübnan Hizbullahı'nın ve Filistinli hareketlerin kuruluş sürecine bakıldığında bu gerçek açıkça görülebilir." ifadelerini kullandı.

Seyyid Mehdi Caferi, Direniş Ekseni konusunda her ülke ve her yapıyla ilişkiler için kendine özgü bir strateji ve yol haritası hazırlanması gerektiğini belirterek, "Bu stratejinin birlik sağlayan konular etrafında şekillendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Direniş Ekseni ülkeleri arasında Filistin ve İran meseleleri bu stratejinin ortak paydasını oluşturabilir." dedi.

Qodsna'ya konuşan bölge uzmanı Seyyid Mehdi Caferi, Direniş Ekseni'nin mevcut dönemdeki kapasitesi ve özellikle Hürmüz Boğazı'nda İran ile ABD arasındaki gerilim sürecinde bu kapasitenin azami ölçüde kullanılmasının gerekliliği hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Caferi, göz ardı edilmemesi gereken noktanın, bölgede Direniş Cephesi'nin oluşumunun kademeli bir süreç olduğuna işaret ederek, "Lübnan Hizbullahı'nın ve Filistinli hareketlerin kuruluş sürecine bakıldığında bu gerçek açıkça görülebilir." ifadelerini kullandı.

Direniş Ekseni'nin farklı bileşenlerine ilişkin ikinci önemli noktanın, bu eksende yer alan tüm yapıların kendi toplumlarında baskı ve zulme maruz kalmış kesimlerden oluşması olduğunu belirten Caferi, Lübnan'daki Şiilerin ve Filistin'de silahlı mücadeleyi benimseyen grupların durumunun bunun açık örnekleri olduğunu söyledi.

Caferi, İran İslam Cumhuriyeti'nin son on yıllarda Direniş Ekseni'ndeki farklı grup ve hareketlere yaklaşımının destekleyici nitelikte olduğunu vurgulayarak, "İran her zaman bu grupların kendi ayakları üzerinde durabilecek kapasiteye ulaşmaları için çaba göstermiştir. Elbette daha sonra İran'ın bu gruplardan destek beklemesi de doğal bir durumdur." dedi.

Direnişin dönüm noktasının, örgütlenme sürecinde çoğulculuktan birlik anlayışına geçiş ve "cephelerin birliği" stratejisinin oluşturulması açısından Suriye'deki gelişmeler döneminde yaşandığını ifade eden Caferi, "Çok önemli bir nokta da Direniş Ekseni'nin farklı bileşenleriyle ilişkilerimizde hiçbir zaman ekonomik çıkar veya menfaat odaklı bir yaklaşım benimsememiş olmamızdır." diye konuştu.

Caferi, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu nedenle Direniş Ekseni konusunda her ülke ve her yapıyla ilişkiler için kendine özgü bir strateji ve yol haritası hazırlamalı ve geliştirmeliyiz. Bu stratejinin birlik sağlayan konular etrafında şekillendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Direniş Ekseni ülkeleri arasında Filistin ve İran meseleleri bu stratejinin ortak paydasını oluşturabilir."

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!