Tunus'un eski Cumhurbaşkanı Dr. Munsif Merzuki, Gazze Şeridi'nde devam eden soykırım savaşının 1000'inci günü dolayısıyla Arap ve İslam dünyasının resmi ve halk düzeyindeki tutumuna sert eleştiriler yöneltti.
Tunus'un eski Cumhurbaşkanı Dr. Munsif Merzuki, Gazze Şeridi'nde devam eden soykırım savaşının 1000'inci günü dolayısıyla Arap ve İslam dünyasının resmi ve halk düzeyindeki tutumuna sert eleştiriler yöneltti. Merzuki, Arap yönetimlerinin acizlik aşamasını geride bırakarak "sessiz suç ortaklığı" aşamasına geçtiğini belirterek, bu yönetimlerin en büyük arzusunun "Filistin" adı verilen baş ağrısından kurtulup davayı tasfiye etmeye yönelik planların önünü açmak olduğunu söyledi.
Merzuki, Şihab Haber Ajansı'na yaptığı özel açıklamada, ümmetin bugün "tam bir çöküş" döneminden geçtiğini ifade ederek, Gazze destanının devletlerde, seçkinlerde ve halklarda bulunan hastalık, çözülme ve çürümenin boyutunu gözler önüne serdiğini belirtti. Bunu Güney Afrika ve İspanya gibi ülkelerin tutumları ile Batı halklarının kitlesel gösterileriyle karşılaştıran Merzuki, ortaya çıkan tablonun çok daha çarpıcı olduğunu kaydetti.
Eski Tunus Cumhurbaşkanı, "Bu çöküş, zaten yaşama kabiliyeti olmayan devletleri ve kendilerine canlı oldukları telkin edilen halkları da kapsamaktadır." dedi. Artık yakınmanın ve kınamanın anlamsız hale geldiğini belirten Merzuki, asıl önemli olanın kaçınılmaz olan gelecek döneme hazırlanmak olduğunu, Arap devletleri ve halklarının maruz kalacağı aşağılanmanın onları yeniden ayağa kalkmaya ve yıkıntılar üzerinde yeniden inşa sürecine başlamaya zorlayacağını ifade etti.
Savaş boyunca Arap ve İslam başkentlerindeki halk ve aydın hareketlerini değerlendiren Merzuki, "Fas ve Yemen'deki bazı özel girişimler dışında bölge halklarının tamamı görevlerini, hatta onurlarını terk etti." dedi.
Merzuki, halkların yönetimleri ilişkileri kesmeye ya da kuşatmayı kırmaya zorlayacak baskı oluşturamamasını; yoksulluk, baskı, iç savaşlar, yön duygusunun ve umudun kaybedilmesi ile Abdunnasır ve Baas dönemlerindeki Arap birliği hayali gibi ortak bir projenin bulunmamasına bağladı.
Merzuki ayrıca, "Arap Baharı devrimlerinin başarısızlığa uğratılmasının ardından bu halklar artık Mısır, Cezayir, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki otoriter yönetimlerin gözünde hiçbir değer taşımıyor." diyerek, halkların iş birliği içindeki yönetimlere herhangi bir şeyi dayatamayacak kadar güçsüz hale geldiğini söyledi.
Soykırımın 1000 günü sonunda yaşanan yıkım ve ABD desteği sayesinde işgal yönetiminin cezasız kalmasının uzun vadeli stratejik etkilerine de değinen Merzuki, önümüzdeki dönemde "soykırıma boyun eğen ve yaşanan vahşet karşısında harekete geçmeyen halkları daha fazla küçümseyen yönetimlerin yanı sıra otoriter rejimlerin baskılarının da artacağı" uyarısında bulundu.
Tüm bu ağır tabloya rağmen Merzuki, "Bütün umut, dışarıdan gerçek bir destek olmamasına rağmen uluslararası dayanışma ve kuşatmayı kırma girişimlerinin yeniden canlanmasıyla birlikte Gazze'nin dünyanın en aşağılık ordusuna karşı direnişini sürdürmesine bağlıdır." ifadelerini kullandı.
Eski Tunus Cumhurbaşkanı sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:
"Şundan tamamen emin olun; Gazze'ye yardım edemeyen bir ümmetin maruz kaldığı bu aşağılanma, İsrail'in artan kibri ve izlediği sonsuz savaş politikası, Orta Doğu'yu İsrail'in ve Arap müttefiklerinin çıkarına asla hizmet etmeyecek şekilde yeniden şekillendirecektir."
Merzuki, sözlerini Ebu'l Kasım eş-Şabbi'nin şu dizeleriyle tamamladı: "Gece elbet dağılacak."
www.kudusgunu.com