Bir grup Uzmanlar Meclisi üyesi, İslam Devrimi Lideri'nin mesajı doğrultusunda, İran'ın bilinçli ve devrimci halkına hitaben bir bildiri yayımladı.
Bir grup Uzmanlar Meclisi üyesi, İslam Devrimi Lideri'nin mesajı doğrultusunda, İran'ın bilinçli ve devrimci halkına hitaben bir bildiri yayımladı.
Tesnim Haber Ajansı'nın Kum'dan aktardığına göre, Uzmanlar Meclisi üyelerinden bir grup, İslam Devrimi Lideri'nin yol gösterici mesajı ve son gelişmeler üzerine, İran İslam Cumhuriyeti'nin bilinçli ve devrimci halkına hitaben 10 maddelik bir bildiri yayımladı.
Bildiride şu ifadelere yer verildi:
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
İran İslam Cumhuriyeti'nin bilinçli ve devrimci halkı,
Şehitlerin Efendisi Hz. Hüseyin ve vefakâr ashabının matem günleri dolayısıyla taziyelerimizi sunuyor, İslam Devrimi Lideri'ne sağlık, izzetli ve uzun ömür diliyor; fedakâr mücahitlerin kesin zaferini, siz sahada bulunan halkımız için ise daha büyük izzet ve başarı temenni ediyoruz. İslam Devrimi Lideri'nin yol gösterici mesajı ve son gelişmeler doğrultusunda aşağıdaki hususları dikkatinize sunuyoruz:
1. Başta değerli müzakere heyeti olmak üzere tüm yetkililere teşekkür ediyoruz. Lider'in de ifade ettiği üzere, İran halkının ve direniş cephesinin haklarını koruma amacıyla iyi niyet ve samimiyetle hareket ettiklerine inanıyoruz. Ancak geçmişte ülkeye zarar veren müzakere tecrübeleri dikkate alınarak, düşmanın hilelerine ve güvenilmez geçmişine karşı son derece dikkatli olunmasını bekliyoruz. Lider tarafından belirlenen kırmızı çizgilere riayet etmek şer'i bir yükümlülüktür ve bunların ihlali hiçbir şekilde caiz değildir.
2. Son dayatılmış savaşta işlenen benzeri görülmemiş suçların faillerinin saldırgan olarak tespit edilmesi, özellikle suçlu ABD Başkanı ile Siyonist rejimin kirli Başbakanı'nın yargılanması ve Ümmet'in şehit imamının kanının intikamının alınması asla göz ardı edilmemelidir. Bu kişilere ulaşma imkânı bulunan herkes için onları cezalandırmak dini bir görevdir.
3. Yetkililerin Lider'e ve halka verdikleri taahhüt doğrultusunda, mutabakat hükümlerinin her ihlali ve her türlü anlaşma ihlaline derhal karşılık verilmesi beklenmektedir. Bu çerçevede, Siyonist rejimin Lübnan'a yönelik saldırılarının sürmesi ve işgal ettiği bölgelerden çekilmemesi, mutabakatın birinci maddesinin açık ihlali niteliğindedir. Bu şartlarda Hürmüz Boğazı'nın yeniden ulaşıma açılması, yetkililerin taahhütlerine aykırı olup stratejik bir hata sayılacak ve düşmanı yeni ihlaller konusunda daha da cesaretlendirecektir.
4. Bir kez daha hatırlatıyoruz ki, Lider'in bağlayıcı talimatı doğrultusunda ülkenin nükleer hakları hiçbir şekilde tartışma konusu yapılmamalı ve müzakere gündeminin dışında tutulmalıdır.
5. Hürmüz Boğazı üzerindeki yönetimin kalıcı hale getirilmesi, savaş zararlarının tazmin edilmesi, dondurulan varlıkların iade edilmesi, yaptırımların kaldırılması ve ABD'nin bölgeden çekilmesi, Lider'in ve halkın vazgeçilmez talepleridir. Bu hedefler, İran halkının onur ve haysiyeti korunarak takip edilmelidir. Bu konuda gösterilecek her türlü ihmal, halkın tepkisiyle karşılaşacaktır.
6. Yetkililer, düşmanı cesaretlendirecek, ülkenin zayıf olduğu veya halkın direnme gücünün kalmadığı yönünde algı oluşturabilecek her türlü açıklamadan kaçınmalıdır. Fedakâr savaşçılarımızın direnişi ABD'yi çıkmaza sürüklemişken, ülkenin güçsüz olduğu izlenimi verecek söylemlerden uzak durulmalıdır.
7. Özellikle yetkililer olmak üzere herkes bilmektedir ki, velayet sisteminde nihai karar merci Veliyyü'l-Emr'dir. Dini Lider'in kesin görüşü açıklandıktan sonra hiçbir yetkili onun görüşüne aykırı hareket edemez ve etmemelidir.
8. Çok sayıda emare, düşmanın yeniden güç toplamak ve özellikle yaklaşan seçimler başta olmak üzere bazı planlarını hayata geçirmek için zaman kazanmaya çalıştığını göstermektedir. Bu sürecin ardından yeni bir saldırı ihtimali yüksektir. Bu nedenle mutabakatta öngörülen 30 ve 60 günlük süreler içinde ilgili konular karara bağlanmalı ve görüşmelerin uzatılmasından kesinlikle kaçınılmalıdır.
9. Aziz halkımızdan, bilinçli ve kararlı duruşunu sahada sürdürmesini, kutsal birlik ve beraberliğini korumasını ve bu birliği zedeleyecek her türlü girişimden uzak durmasını istiyoruz. Bu ilahi uyanışı sınırlandırmaya çalışan bazı bilinçsiz kişilerin ayrıştırıcı söylemlerine itibar edilmemelidir. Halkın sahadaki varlığı, Lider gerekli gördüğü sürece hayati önem taşımaktadır.
10. Uzmanlar Meclisi üyeleri de halkın bir parçası olarak, aziz Lider'in ve milletimizin yanında yer almakta; yetkililerin başarıya ulaşmasını temenni etmekte ve verilen sözler ile belirlenen şartların yerine getirilmesini beklemektedir. Gerektiğinde ise şer'i sorumluluklarını yerine getireceklerdir.
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
www.kudusgunu.com