SEMİR ZEKUT: SARI HAT VE TURUNCU HAT GAZZE'Yİ YUTUYOR

img
SEMİR ZEKUT: SARI HAT VE TURUNCU HAT GAZZE'Yİ YUTUYOR

Semir Zekut, siyonist işgal güçlerinin sahadaki genişlemesine ilişkin çarpıcı veriler paylaşarak, “turuncu hat” ya da “sarı hat” olarak adlandırılan hattın Gazze’nin geniş alanlarını yuttuğunu ifade etti.

İnsan Hakları için El-Mizan Merkezi Başkan Yardımcısı Semir Zekut, Gazze Şeridi’nde yaşananların, ABD öncülüğünde yürütülen ve “daha düşük yoğunluklu” ancak daha ölümcül ve sürdürülebilir bir tempoyla soykırımı ilerletmeyi amaçlayan bir “stratejik aldatma” süreci olduğu uyarısında bulundu. Zekut, Şehab Ajansı’na yaptığı özel açıklamada, Trump planı ve Şarm eş-Şeyh anlaşmalarının, yalnızca küresel kamuoyunu yatıştırmaya yönelik araçlar olduğunu, sahadaki gerçekliğin ise zorla göçe zemin hazırlayan uzun vadeli bir işgali pekiştirdiğini belirtti.

Zekut, işgal güçlerinin sahadaki genişlemesine ilişkin çarpıcı veriler paylaşarak, “turuncu hat” ya da “sarı hat” olarak adlandırılan hattın Gazze’nin geniş alanlarını yuttuğunu, işgal altındaki toprak oranının yüzde 50’den yüzde 70’in üzerine çıktığını ifade etti. Han Yunus ile Gazze’yi birbirine bağlayan “Selahaddin Yolu”nun doğrudan kontrol altına alındığını, Beni Süheyla kavşağının ortasına “sarı blok” yerleştirildiğini ve yolun tamamını gözetleyen yüksek askeri noktalar kurulduğunu belirten Zekut, bu durumun bölgede hareket etmeyi ölüm riski taşıyan bir girişim haline getirdiğini söyledi.

Bu hat üzerindeki her genişlemenin, yaşamın yeniden kurulmasını engellemek amacıyla tüm tesis ve yapıların sistematik şekilde yıkılmasıyla birlikte ilerlediğini kaydeden Zekut, işgal güçlerinin ne asker çekilmesine ne de yardım girişine ilişkin hiçbir maddeye uymadığını, aksine yedek parça ve jeneratör yağlarının girişini engelleyerek, iki buçuk yıldır çalışan jeneratörlerin devre dışı kalmasına yol açtığını ve elektrik santrali hazır olmasına rağmen siyasi kararla elektrik kesintilerini sürdürdüğünü ifade etti.

Gazze’de ayrıca benzeri görülmemiş bir pire ve kemirgen istilası yaşandığını belirten Zekut, işgalin ilaçlama malzemelerinin girişini engellediğini, atık taşınmasını aksattığını ve atık su arıtma tesislerinin durmasına neden olduğunu, bunun yanı sıra insan hayatını doğrudan etkileyen ilaç ve tıbbi malzemelerde ciddi eksiklik yaşandığını söyledi.

Uluslararası rolü sert şekilde eleştiren Zekut, bu rolü “ya suç ortaklığı ya da acizlik” olarak nitelendirerek, özellikle garantör ülkelere dikkat çekti. Şarm eş-Şeyh anlaşmasına imza atan Arap ve İslam ülkelerinin işgali en asgari insani yükümlülükleri yerine getirmeye zorlayamadığını ifade etti.

Avrupa Birliği’nin yalnızca kınama açıklamalarıyla yetindiğini, Almanya’nın vetosu nedeniyle işgal ile ticari ortaklığın sonlandırılmadığını belirten Zekut, bunun açıklamaların pratik değerini ortadan kaldırdığını ve Birlik yasaları kapsamında yaptırım uygulanmasını engellediğini söyledi. “Soykırım Suçunun Önlenmesi Sözleşmesi tüm taraf devletlere bu suçları önleme ve faillerini cezalandırma yükümlülüğü getiriyor, ancak biz hukuki ve ahlaki yükümlülüklerden toplu bir kaçışa tanık oluyoruz” dedi.

Zekut, işgalin temel amacının Gazze halkını “Gazze’de yaşam yok” inancına sürükleyerek zorunlu göçü tek seçenek haline getirmek olduğunu vurguladı. Aşırı Siyonistlerin “Gazze’yi sakinlerinden arındırma” hedefinden vazgeçmediğini belirten Zekut, Filistinli, Arap ve uluslararası tüm taraflara bu genişlemeyi durdurmak, sınır kapılarını açmak ve kuşatmayı sona erdirmek için etkili adımlar atma çağrısında bulundu.

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!