ŞEYH NAİM KASIM'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

img
ŞEYH NAİM KASIM'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

Şeyh Naim Kasım: İsrail bizim, halkımızın, vatanımızın ve tüm bölgenin varlığı için bir tehdittir.

Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım bu akşam  önemli bir konuşma yaptı. 
Tesnim'in haberine göre, siyonist rejimin Güney Lübnan’ın çeşitli bölgeleri ve Beyrut’un Dahiye bölgesine yönelik vahşi saldırıları ile direniş savaşçılarının güçlü savunmasının sürdüğü bir sırada Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım’ın konuşması başladı.
Bu konuşmanın en önemli başlıkları şöyle:
Şeyh Naim Kasım: Defalarca sabrımızın bir sınırı olduğunu söylemiştik.
Biz Lübnan hükümetiyle yapılan anlaşmaya bağlı kaldık, ancak İsrail bunun tek bir maddesine bile bağlı kalmadı.
Diplomasi yolunu kabul ettik, fakat on beş ay boyunca Lübnan için hiçbir sonuç ve kazanım elde edilmedi.
Diplomatik faaliyetleri engellemekle suçlanmamak için İsrail rejiminin tekrarlanan saldırılarına karşılık vermedik.
Defalarca sabrımızın bir sınırı olduğunu söylemiştik.
Sabrımızın bir sınırı var ve siyonist rejim saldırılarında sınırı aşmıştır.
İsrail yayılmacılık peşindedir ve yaşananlarla asla yetinmeyecektir.
İsrail bizim, halkımızın, vatanımızın ve tüm bölgenin varlığı için bir tehdittir.
Netanyahu “Büyük İsrail” projesinin peşinde olduğunu söylemiştir. Dünya karşısında açıkça zorba ve kibirli bir dille konuşmaktadır. Siyonist rejimdeki ABD büyükelçisi de İsrail’in Fırat’tan Nil’e kadar uzanan topraklar üzerinde meşru hakkı olduğu iddiasıyla onun sözlerini doğrulamaktadır.
Lübnan hükümetinin 5 ve 7 Ağustos’ta aldığı kararlar büyük bir hataydı; bu kararlar Lübnan hükümetinin konumunu zayıflattı ve İsrail’in saldırganlığına meşruiyet kazandırdı.
Bizim görevimiz, düşmanın saldırganlığının devam etmesine yol açan tehlikeli süreci durdurmak için elimizdeki tüm imkânları kullanmaktır.
Hizbullah’ın, siyonist rejimin on beş ay süren saldırılarından sonra verdiği karşılığın zamanını sorgulayanlara soruyorum: Sonsuza kadar mı sabretmemiz gerekiyordu?
Her şeyin bir sınırı olduğunu hep söyledik. On beş ay süren saldırılar, anlaşmanın ihlali ve bu süre içinde 500 kişinin şehit olması yeterli değil miydi?
Birleşmiş Milletler ve Lübnan ordusunun açıkladığı verilere göre İsrail anlaşmayı 10 binden fazla kez ihlal etti.
Füzelerin tek seferde fırlatılması, İsrail ve ABD saldırganlığına verilen bir yanıttır. Bu füzeler İsrail rejiminin on beş aylık saldırganlığına verilen cevaptır.
İsrail 85’ten fazla köy ve kasabanın sakinlerini yerinden etti, onların mal ve mülklerini yok etti, Karz-ı Hasen kurumlarını, el-Menar televizyonunu ve Nur Radyosu’nu tahrip etti.
Hizbullah’ın füze saldırısından sonra İsrail’in yaptığı şey bir karşılık değil, önceden hazırlanmış bir saldırıdır.
Dünya için artık açık hale gelmiştir ki bu saldırı, İsrail’in Lübnan’a yönelik projesinin ayrılmaz bir parçasıdır.

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!