Halil El-Hayye, Filistin halkının teslim olmayacağını, Gazze topraklarında kalacağını ve burayı terk etmeyeceğini vurguladı.
Hamas’ın Gazze Şeridi lideri Dr. Halil el-Hayye, siyonist işgalin “tüm anlaşma ve kararlara karşı gelen ve bunlara başkaldıran” bir yapı olduğunu belirterek, ABD Başkanı Donald Trump’ın kararıyla ilan edilen ateşkesin 10 Ekim 2025 tarihinde sona ermesinin öngörüldüğünü ifade etti. Ancak geçen 7 aylık süreçte Filistin halkından 850’den fazla kişinin şehit olduğunu, binlerce kişinin yaralandığını, ayrıca aç bırakma politikalarının, yardımların kısıtlı şekilde ulaştırılmasının ve sınır kapılarındaki baskıların sürdüğünü söyledi.
Şihab'ın haberine göre, Halil El-Hayye, El Cezire kanalına yaptığı açıklamada, hareketin arabuluculara ve garantör ülkelere günlük raporlar sunduğunu ancak işgalci İsrail’in tüm bu raporları hiçe sayarak istediğini yapmaya devam ettiğini belirtti. Yaşananların arabulucular ve özellikle anlaşmaya garanti veren Amerikalılar açısından ciddi sorumluluk doğurduğunu kaydetti. Siyonist ihlaller ve saldırıların, işgalin ne savaşın durdurulmasına ne de birinci aşamaya bağlı kalmak istediğini açıkça gösterdiğini vurgulayan El-Hayye, müzakerelerin ilerlememesinin doğrudan nedenlerinden birinin de siyonist tarafın uzlaşmaz tutumu ve gıda, su ile ilaç girişine dahi izin vermemesi olduğunu söyledi.
Hareketin birçok girişimde bulunduğunu ve önceki aşamada tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ifade eden El-Hayye, işgalcinin ise maddelerin çoğuna uymadığını belirtti. Filistinlilerin yalnızca, Filistin halkının devlet kurma ve meşru haklarını elde etme yolunda güvence altına alınmış hakkı olan silahı gördüğünü dile getirdi. El-Hayye, “Buradaki soru şu: 7 ay boyunca hiç kimse İsrail işgalini birinci aşamayı uygulamaya zorlayamadı. Siyonist düşmanın birinci aşamanın ayrıntılarına bağlı kalmaması, ikinci aşamaya geçişi engelliyor” dedi.
Arabuluculara ve Nikolay Mladenov’a doğrudan bilgi verdiklerini, kendisiyle birçok kez görüştüklerini belirten El-Hayye, “Onlara, birinci aşamayı uygulayın; biz ise ikinci aşamaya tüm anlamlarıyla başlamaya hazırız dedik” ifadelerini kullandı. Teknokrat komitenin Gazze Şeridi’ne girişine izin verilmezken ikinci aşamaya geçmenin mümkün olup olmadığını sorgulayan El-Hayye, birinci aşamanın hâlâ uygulanmadığını vurguladı. Arabulucuların temel garantörler olduğunu ve çaba gösterdiklerini belirten El-Hayye, uzlaşmaz tarafın işgal olduğunu söyledi ve ABD Başkanı Donald Trump’a İsraillileri anlaşmanın birinci aşamasını uygulamaya zorlaması çağrısında bulundu.
El-Hayye, arabulucular ve uluslararası topluma anlaşmanın uygulanması için işgale baskı yapma çağrısında bulunarak, hedefin savaşın durdurulması, yeniden imar sürecine geçilmesi ve İsrail işgalinin geri çekilmesi olduğunu söyledi. Birinci aşamanın uygulanması halinde hareketin ikinci aşamayı görüşmeye hazır olduğunu ifade eden El-Hayye, belgelerin açık olduğunu ve imzalanmış bir anlaşmanın bulunduğunu, işgalin buna uymaya zorlanması gerektiğini belirtti. Birinci aşamanın uygulanmasının bağlılığın göstergesi olduğunu kaydetti.
El-Hayye, siyonist işgalin çarşamba akşamı Gazze kentinin Derec Mahallesi’nde bir grubu hedef almasının oğlu’nun yaralanmasına, Hamza eş-Şerbasi ile başka kişilerin şehit olmasına ve bazı kişilerin ağır yaralanmasına yol açtığını söyledi. Filistin ve Gazze’de sabır gösteren Filistin halkını selamlayan El-Hayye, yaralılara acil şifa diledi.
Bu “suç niteliğindeki saldırının”, Filistin halkına karşı her yerde sürdürülen siyonist saldırıların bir devamı olduğunu belirten El-Hayye, bunun aynı zamanda 9 Eylül’de Katar’ın başkenti Doha’da bulunan Filistinli müzakere heyetinin hedef alınmasının devamı olduğunu söyledi. İşgalin baskı, öldürme ve terör yoluyla istediğini elde etmeye çalıştığını ifade etti.
Filistin halkının bir dava sahibi olduğunu ve evlatların öldürülmesi ya da liderlerin şehit edilmesinin onları korkutmayacağını vurgulayan El-Hayye, kendi çocuklarının da ayrım olmaksızın Filistin halkının evlatları olduğunu, onlara yönelik duyguların aynı olduğunu söyledi. Hedef alınan herkesin kendi evlatları, kardeşleri ve Filistin halkının çocukları olduğunu ifade eden El-Hayye, kanlarının, ruhlarının, geleceklerinin ve kaderlerinin bir olduğunu dile getirdi.
İşgalin operasyonları başarısız olduğunda bunları farklı gerekçelerle meşrulaştırmaya çalıştığını belirten El-Hayye, “Eğer oğlum şehit olsaydı, hedef alınmasını haklı göstermek için ona herhangi bir suçlama yönelteceklerdi” dedi. Bunun kendisi ve Filistin halkı için bir onur olduğunu ifade eden El-Hayye, hedef alınan kişi başkası olsa bile tüm Filistin halkının hedefte olduğunu söyledi.
Siyonist işgalin günlük suikastlarını sürdürdüğü ortamda gerekçelerine inanmanın mümkün olmadığını belirten El-Hayye, Filistin halkının bu suçları kabul etmeyeceğini ve teslim olmayacağını, Gazze topraklarında kalacağını ve burayı terk etmeyeceğini vurguladı. Filistin halkının meşru bir davaya, iradeye ve hakka sahip olduğunu belirten El-Hayye, halkın devlet kurma, kendi kaderini tayin etme ve sabit siyasi haklarını elde etmek için mücadele ettiğini söyledi. Meşru haklar elde edilinceye kadar sabır ve direnişi sürdüreceklerini ifade eden El-Hayye, istikrarın sağlanması, hakların korunması ve bağımsız Filistin devletinin kurulması için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
www.kudusgunu.com