ŞEYH NAİM KASIM’DAN SİYONİST İSRAİL'E UYARI

img
ŞEYH NAİM KASIM’DAN SİYONİST İSRAİL'E UYARI

Şeyh Naim Kasım: 'Ateşkesin her ihlaline karşılık vereceğiz. İsrail ile doğrudan müzakere yoluyla Lübnan’ın aşağılanmasını reddediyoruz.'

Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Lübnan’daki son gelişmelere ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklamada neler yer aldı?
Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, cumartesi günü yaptığı açıklamada, sahada belirleyici olanın bizzat saha olduğunu, başarılı politikanın ise bu sonuçları bir güç kaynağı olarak kullanarak İsrail düşmanını boyun eğmeye zorlayan politika olduğunu vurguladı. Bunun, Lübnan’ın ve vatandaşlarının toprakları ve egemenlikleri üzerindeki haklarını gerçekleştireceğini, fitneyi ve dış müdahale istismarını önleyen ulusal iş birliği çerçevesinde mümkün olacağını belirtti.
El Meyadin'in haberine göre, son gelişmelere ilişkin açıklamasında Şeyh Kasım, Lübnan’daki geçici ateşkesin, güney cephelerinde görev yapan direnişçilerin mücadelesi olmasaydı gerçekleşmeyeceğini ifade etti. Bu mücadelenin, askeri güç dengelerindeki büyük eşitsizliğe rağmen İsrail-Amerikan düşmanına karşı sergilenen şehadet ruhlu kararlılıkla, dünyayı şaşkına çeviren destansı bir performans olduğunu dile getirdi.
Direnişçilerin, iman, irade ve kapasiteden oluşan üç boyutlu silahlarının tüm saldırgan ordulardan daha güçlü olduğunu kanıtladığını belirten Kasım, Lübnan’da özgürlük, onur ve bağımsızlık uğruna en değerli varlıklarını feda edenlerin bulunduğunu söyledi.
Şeyh Kasım ayrıca, moral bozucu ve arkadan vuran unsurların varlığının direnişçilerin yüce hedefe ilerleyişini engelleyemeyeceğini vurguladı. Direnişçilerin başlarını önce Allah’a adadıklarını ve her kesimden, mezhepten ve bölgeden gelen, öldürülme, yıkım, göç ve onur bedellerine katlanan onurlu bir halk tarafından kuşatıldıklarını belirtti. Tüm Lübnan’ın yönünün güney olduğunu, çünkü güney özgürleştiğinde tüm Lübnan’ın özgürleşeceğini ifade etti.
Direnişe, İran’a ve Pakistan’a teşekkür
Açıklamasında Hizbullah Genel Sekreteri, öncelikle Allah’a, ardından “100 bin asker yığmasına rağmen düşmanın ilerleyişini kıran” direniş kahramanlarına teşekkür etti. Düşmanın ne planladığı ilk haftada ne de 45 gün süren “el-Asf el-Ma’kul” operasyonunda Litani Nehri’ne ulaşamadığını belirtti.
Şeyh Kasım, halkın ve destekçilerin fedakarlıklarına teşekkür ederken, İran İslam Cumhuriyeti’ne de liderliği ve halkıyla birlikte destek verdiği için teşekkür etti. İran’ın Pakistan anlaşmasında Lübnan’da ateşkesin açıkça yer almasını sağladığını, ardından ABD’nin ateşkesi ihlal etmesi üzerine Hürmüz Boğazı’nı kapattığını ve bunun sonucunda ABD’nin geri adım atarak İsrail’i ateşkese zorladığını, bunun da boğazın yeniden açılmasına yol açtığını ifade etti.
Ayrıca Pakistan’ın rolüne ve Lübnan’da ateşkes için destek veren herkese teşekkür etti.
“İsrail ile doğrudan müzakerede aşağılanma”
Şeyh Kasım, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ve “Lübnan ile İsrail arasında ateşkes anlaşması – Nisan 2026” başlığını taşıyan metne de değinerek, bunun pratikte bir anlam taşımadığını ancak metnin ABD tarafından dayatılmasının ve Lübnan hükümeti adına konuşulmasının ülke için bir aşağılanma olduğunu söyledi.
Metnin girişinde “İsrail hükümeti ve Lübnan hükümeti aşağıdaki metni kabul etmiştir” ifadesinin yer aldığını hatırlatan Kasım, Lübnan hükümetinin böyle bir karar almak üzere toplanmadığını ve bu metni onaylamadığını belirtti.
“Lübnan’a bu tür aşağılamaların yüklenmesi artık yeter” diyen Kasım, Washington’da yaşanan tabloyu “zorbalığın avın etrafında toplanması” olarak nitelendirdi ve Lübnan adına açıklama yapılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Lübnan halkının onurlu olduğunu ve ordu, halk, direniş ve bağımsızlık isteyen siyasi iradenin dayanışmasıyla böyle kalacağını vurguladı.
Ateşkes şartlı ve karşılıklıdır
Hizbullah Genel Sekreteri, ateşkesin tüm düşmanca eylemlerin tamamen durması anlamına geldiğini belirterek, direnişin düşmana güvenmediğini ve sahadaki direnişçilerin tetikte olduğunu, her türlü ihlale karşılık vereceklerini ifade etti.
Gelecek sürece ilişkin beş madde
Şeyh Kasım, sonraki aşama için beş öncelik belirledi:
Lübnan genelinde hava, kara ve denizde saldırıların kalıcı olarak durdurulması.
İsrail güçlerinin işgal ettiği topraklardan sınırlara kadar çekilmesi.
Esirlerin serbest bırakılması.
Halkın sınır bölgeleri dahil köy ve kasabalarına geri dönmesi.
Uluslararası ve Arap desteğiyle, ulusal sorumluluk çerçevesinde yeniden imar.
Ulusal iş birliği çağrısı
Kasım, Hizbullah’ın Lübnan’daki otorite ile yeni bir sayfa açarak iş birliğine açık olduğunu, bunun ulusal egemenliği sağlama, birlik içinde hareket etme, fitneyi önleme ve güç unsurlarını ulusal güvenlik stratejisi kapsamında değerlendirme temelinde olacağını belirtti.
“Lübnan’ı birlikte inşa ediyoruz, yabancıların vesayetini engelliyoruz ve İsrail’in siyasi hedeflerini boşa çıkarıyoruz” diyen Kasım, egemenlik ve vatandaşların korunmasının somut planlarla hayata geçirileceğini söyledi.
İsrail ve yeryüzünün zorba güçleri bizi yenemedi”
Kasım, açıklamasının sonunda, “İsrail ve onunla birlikte yeryüzünün zorba güçleri bizi yenemedi ve özellikle şehitlerin fedakarlıklarından sonra asla yenemeyecek” dedi. Başta ümmetin şehitler efendisi Seyyid Hasan Nasrallah olmak üzere tüm şehitleri, yaralıları, esirleri ve büyük halkın fedakarlıklarını andı.
Lübnan’ın fedakar evlatları sayesinde başı dik kalacağını da sözlerine ekledi.

www.kudusgunu.com 



Makaleler

Döviz Kurları

Güncel

Hava Durumu

Link kopyalandı!