Dünya Müslüman Âlimler Birliği, 3 Nisan Perşembe günü yaptığı açıklamada, Gazze’deki soykırımın boyutlarına dikkat çekerek, Cuma hutbelerinin birleşmesini talep etti. Açıklamada, “Netanyahu yönetiminin Gazze’deki suçları tüm sınırları aşmıştır” denilerek, “Kadınlar ve çocuklar, yıkıcı silahlarla, açlık, susuzluk ve hastalıklarla öldürülmesine son verilmelidir” ifadelerine yer verildi.
Birlik, Gazze’deki sistematik savaş suçları, zorla aç bırakma, zalimce abluka ve zorunlu göç gibi soykırım suçlarının büyük bir endişe ve üzüntüyle takip edildiğini belirtti. Ayrıca, uluslararası toplum ve insan hakları örgütleri, Gazze’ye desteğin sürdürülmesi, işlenen suçların belgelenmesi ve ablukanın kaldırılması için çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca Amerika’ya baskı yapılması gerektiği, çünkü ABD’nin Gazze’de yaşananlardan doğrudan sorumlu olduğu ve bu saldırıyı durdurabilecek güce sahip olduğu belirtildi.
İsrail, 19 Ocak 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ardından iki ay süren bir aradan sonra, 18 Mart 2025’in erken saatlerinde Gazze’ye yönelik saldırılarına tekrar başladı. İsrail, ateşkes süresince de anlaşmayı sürekli ihlal etti.
ABD ve Avrupa'nın desteğiyle, İsrail 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de soykırım uyguluyor ve bu süreçte 165 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti veya yaralandı. Ölenlerin büyük bir kısmı kadın ve çocuklardan oluşurken, kayıpların sayısı 14 bini geçmiş durumda.