LÜBNANLI SİLAH ARKADAŞLARI ŞEHİT KASIM SÜLEYMANİ'Yİ ANLATTI

Şehit Korgeneral Kasım Süleymani'nin direniş cephesindeki rolü ve önemini, dost ve düşman olmak üzere herkes biliyor. Milyonlarca İranlı vatandaşın Şehit Süleymani'nin cenaze törenine katılması, o büyük şehidin İran milleti arasındaki yeri ve rolünü ortaya koydu. 

Görüntülenme: 262 Tarih: 14 Ağustos 2022 04:27
LÜBNANLI SİLAH ARKADAŞLARI ŞEHİT KASIM SÜLEYMANİ'Yİ ANLATTI

Direniş cephesinin gerek Siyonist rejim, gerekse tekfirci gruplar karşısındaki peşpeşe zaferleri, Şehit Süleymani'nin bölge ve dünyanın siyasi ve askeri denklemlerindeki rolü ve konumunu ortaya koydu. Zaman ilerledikçe, Şehit Süleymani'nin savunma kabiliyetleri ve şahsiyetinin yeni boyutları ortaya çıkıyor.

Hac Kasım Süleymani'nin silah arkadaşlarından olan Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, "O Bizimleydi" isimli belgeselde, Şehit Korgeneral Kasım Süleymani'nin Hizbullah'ın Siyonist rejime karşı 33 günlük savaştaki tarihi zaferi sırasındaki rolünün diğer boyutunu anlattı. 13 ağustosta İran'ın kanal 1 televizyonundan yayınlanan belgeselde, Hizbullah Genel Sekreteri, daha öce Arap ordularının tek başına veya birlikte yapamadığını fakat Hizbullah'ın İsrail ordusuna karşı zaferinin nedenlerini anlattı.

Nasrullah'ın sözlerine göre, bu zafer ilk etapta, direniş liderlerinin 33 günlük savaştan 6 sene önce ve Siyonist rejim ordusunun Lübnan'ın güneyinden çekilmesinden sonra, yaşanacak gelişmelere yönelik ileri görüş ve tahminleri ve akıllı davranmalarının sonucuydu. O dönemde, Şehit Korgeneral Kasım Süleymani başta olmak üzere direniş liderleri, Siyonist rejimi 2000 yılındaki yenilgiye dayanmayıp, ilk fırsatta, Lübnan'a yönelik geniş çaplı saldırı ve işgale başlayacağı kanaatine varmışlardı.

Buna göre, Hizbullah'ın takviyesi ve çeşitli savunma silahlarıyla donatılması, Hizbullah'ın gündemine taşındı ve Şehit Korgeneral Süleymani de bu sorumluluğu kabul etti. Hizbullah ayrıca, Siyonist rejimin tek taraflı geri çekilmesinden sonra, bu rejimin zindanlarında tutuklu bulunan Lübnanlı ve Filistinli esirlerin özgürleşmesi için bir plan hazırlamaktaydı. 33 günlük savaş ise, bu esirlerin Hizbullah'ın girişimleriyle serbest bırakılması için zemin sağladı ve Hizbullah aslında, o esirleri serbest bırakmakla, askeri zaferin yanısıra, yeni bir siyasi zafer de elde etti. Ayrıca, Hizbullah ile Filistin milleti ve Filistin direniş grupları arasında yeni bir dayanışma ve birlik köprüsü kuruldu.

Böylece, gelecekte yaşananların farkında olan Şehit Süleymani başta olmak üzere direniş liderleri,33 günlük savaş öncesinde her açıdan gereken şekilde hazırlık yaptılar ve aslında Siyonist rejim, bu savaşa girmekle, Hizbullah'ın tuzağına düştüler. Bu, ağır askeri yenilginin yanısıra Siyonist rejim ve hatta Amerika'nın istihbarat ve güvenlik servisleri için büyük bir istihbari yenilgi sayılıyor çünkü o dönemde, Bush yönetimi, Siyonist rejime her türlü yardımda bulunmasına rağmen hiçbir sonuç elde edemedi.

Bu tarihi yenilgi, yeni bir caydırıcılığa ve bölgede yeni denklemlere yol açtığı gibi, Siyonist rejimin Hizbullah karşısında daha temkinli davranmasına zemin sağladı, nitekim bir örneğini, ortak doğalgaz sahası Kariş ile ilgili münakaşada görünmekte. İşgal rejimi bu meselenin yeni bir savaşa yol açacağından endişe duyduğu için burada faaliyet yapmaktan kaçınıyor.

Hizbullah'ın bugünkü kabiliyet ve gücü, 33 günlük savaştan kat kat fazladır ve füze kabiliyetinin yanısıra, insansız hava araçlarına da kavuşan Hizbullah, İsrail ordusunu savaşın ilk saatlerinde hezimete uğratabilir.

parstoday

Yorumlar