İşgal Rejimi Siyonist İsrail'in koronavirüs hastalığının dünyada pandemi haline geldiği sırada farklı şekillerde bile devam etmektedir. Siyonist Rejim koronavirüs dolayısı ile karışan durumu suiistimal ederek Filistinlilerin evlerini yıkıp onları göçe zorlayarak Filistinlilere karşı insanlık dışı cinayetlerini var gücü ile sürdürüyor. Bu çerçevede Siyonist Rejim İsrail askeri güçleri Ürdün Nehri'nin Batı Yakasının Kuzey bölgesinde bulunan Cenin'in Batı'sındaki Ramane köyüne saldırarak birkaç Filistinli'yi yaralayıp birkaç evi de yıktılar.
Filistinlilerin evlerinin yıkılması ve bu evlerdeki insanların göçe zorlanması koronavirüsün diğer 200'ü aşkın ülke gibi koronavirüse yakalandığı bir sırada gerçekleştirilmektedir. Bu doğrultuda son istatistiklere göre Filistin topraklarındaki koronavirüse yakalananların sayısı 134'e ulaşmıştır. Bunlardan 122'si Batı Şeria ve Kudüs'te yaşayanlardan ve 12'si de Gazze Şeridi'nde yaşayan Filistinlilerden oluşmaktadır.
Aslında bu gibi cinayetlerin devam ettirilmesinde ayak diretilmesi Siyonist Rejim İsrail'in Filistinlilere karşı eksen stratejisinin yerleşim yerleri inşa etmek olduğunu gösteriyor. Gerçekte yerleşim alanlarının inşası, demografininin değiştirilmesi ve sonuçta işgal altındaki toprakların daha fazla Yahudileştirilmesi anlamına gelir. Zaten Siyonist Rejim İsrail'in Filistin topraklarındaki en büyük ve asıl hedefi de bu toprakları demografik şekilde de ele geçirmektir.
Siyonist Rejim İsrail'in koronavirüs salgınının yayıldığı sırada baş vurduğu cinayetlerden bir başkası da Filistinli esirlerin kötü durumlarının göz ardı edilmesidir. Bu doğrultuda Filistin Özerk Teşkilatı sözcüsü İbrahim Melhem ise son zamanda Siyonistlerin hapishanelerinden serbest bırakılan bir Filistinli esirin koronavirüse yakalandığını duyurdu.
Aslında bu Filistinli esir iki gün boyunca Siyonist İsraillilerin Beyt Lehm bölgesinin güneyinde bulunan Asyun gözaltı evinde ve 14 gün de Ramallah bölgesinin Batı'sında bulunan Avfer gözaltı evinde tutulmuştur. Böylece koronavirüse yakalanmış doktorun bu gözaltı evine gönderilmesi ve Siyonist Rejimin hijyen kuralları ve sağlık tavsiyelerine ilgisizliği sayesinde bu Filistinli esir de koronavirüse yakalanmıştır. Filistinli makamları son zamanda defalarca tekrar tekrar koronavirüs salgınının yayılmasından dolayı Filistinli esirler ve mahpusların serbest bırakılmasına vurgu yaptığı sırada böyle bir olay yaşanmaktadır. Siyonist Rejim ise bu tür uyarıları hiçbir şekilde aldırmadığını gözler önüne sergilemiştir.
Bu doğrultuda Filistin Kurtuluş Örgütü İcra Komitesi Genel Sekreteri Saib Arikat, BMT genel sekreteri, İnsan Hakları Yüksek Komiserliği genel sekreteri ve İslam İşbirliği Teşkilatı genel sekreterlerine yazdığı ayrı ayrı mektuplar halinde koronavirüs salgınının yaşlı, az yaşlı, hasta ve zayıf bünyeli esirlere yönelik tehditlerine değinerek Siyonist Rejim İsrail hapishanelerinde temel hijyen ve sağlık tavsiyeleri ve ilkelerine uyulmadığı ve kasten esirlerin tedavisine ilgisiz kalınması ve doktorların ve sağlık cihazlarının azlığı ve yokluğu konusunda uyarılarda bulundu.
Burada önemli olan nokta Filistinlilerin her türlü toplanması ve bir araya gelip protesto gösterilerinin düzenlemesinin yasaklandığı sırada Siyonistlerin cinayetlerinin devam etmesidir. Bu çerçevede Filistin halkı 43 yıldır 30 Mart günün de düzenlenen yıllık protesto gösterilerini bile bu yasaktan dolayı düzenleyemediler. Bu durum Siyonist Rejim İsrail cinayetlerinin Filistin halkının davranışları ile bir ilgisi olmadığını aslında Siyonist Rejimin işgalci özünden kaynaklandığını gösteriyor.
Bir diğer yandan ise Netanyahu kabinesinin koronavirüs ile mücadelede başarısız kaldığı sırada bu cinayetler devam etmektedir. Son istatistiklere göre şimdiye dek yaklaşık 6 bin 100 kişi işgal altındaki topraklarda koronavirüse yakalanmıştır. Bunlardan 25 kişi hayatını kaybetmiştir.
parstoday