SAİB UREYKAT'TAN TÜM ÜLKELERE BATI YAKA ÇAĞRISI

SAİB UREYKAT'TAN TÜM ÜLKELERE BATI YAKA ÇAĞRISI

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Konseyi Genel Sekreteri Saib Ureykat, bütün ülkelerden terör rejimi İsrail'in Batı Yaka'yı ilhak girişimini önlemelerini istedi. Bu arada terör rejimi İsrail başbakanı Binyamin Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria'nın yüzde 30'unun İsrail tarafından ilhak edileceğini söyledi. Netanyahu, Makor Rishon gazetesine yaptığı açıklamalarda, Batı Şeria'nın yüzde 30'unun yani Batı Şeria'nın yüzde 60'ına tekabül eden ve 1995'teki İkinci Oslo Anlaşması'na göre "C bölgesi" olarak sınıflandırılan bölgelerin yüzde 50'sinin ilhak edileceğini belirtti. ABD Başkanı Donald Trump'ın, ırkçı rejim İsrail Başbakanı Netanyahu ile 28 Ocak'ta Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında açıkladığı sözde Orta Doğu barış planında, Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşim yerlerinin "İsrail'in toprağı" olarak kabul edilmesi ve Tel Aviv yönetiminin Filistin'e ait Ürdün Vadisi üzerindeki hakimiyetini sürdürmesi maddeleri yer alıyor. ABD ve İsrailli yetkililerden oluşan ortak komisyon sözde barış planının ardından söz konusu bölgelerin "ilhakı" için Batı Şeria'da haritalandırma sürecine başlamıştı. Netanyahu ile Mavi-Beyaz İttifakı lideri Benny Gantz'ın imzaladığı koalisyon anlaşmasına göre, İsrail Başbakan'ı 1 Temmuz'dan itibaren Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri ve Ürdün Vadisi'nin "ilhakını" kabine veya Meclisin onayına sunabilecek. Netanyahu, 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, uluslararası kamuoyundan gelen tepkilere rağmen işgal altındaki Batı Şeria'da yer alan yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin "ilhak" planında değişikliğe gitmeyeceklerini söylemişti. ABD’nin sözde barış planı, siyonist İsrail'e Akdeniz’den Ürdün Nehri arasındaki coğrafyada tam egemenlik verirken, Filistinlilere ise Tel Aviv’e tanınan bu imtiyazı "sözde devlet" ve "ekonomik refah" karşılığında kabul etmeyi dayatıyor. Filistinlilerin geri dönüş hakkı, Doğu Kudüs, yerleşim birimlerinin kaldırılması gibi taleplerini görmezden gelen sözde barış planı, tarihi Filistin topraklarında "iki devletli çözüm" imkanını tamamen ortadan kaldırıyor. Ayrıca işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde bulunan ve Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa'daki mevcut durumun (statüko) korunmasını öngören sözde barış planı, Harem-i Şerif'i İsrail'in tezleri doğrultusunda Yahudilerin de ibadetine açarak aslında statükoyu Yahudilerin lehine değiştirmiş oluyor. Parstoday

Google+ WhatsApp

Bu Yazı ve Haberle ilgili yorumunuz...