Kudüs Günü Ümmetin Kurtuluş Vesilesidir

Kudüs Günü Ümmetin Kurtuluş Vesilesidir


Kudüs Günü Ümmetin Kurtuluş Vesilesidir

    Birçok Peygambere ev sahipliği yapmış, İslam’ın ilk kıblesi olan Mescid-i Aksanın bulunduğu kutsal Kudüs şehri elli yıldır işgal altındadır. Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanların barış içinde bir arada yaşadığı Filistin'in huzuru, 16 Mayıs 1916'da İngiltere ile Fransa arasında yapılan ve Ortadoğu'nun paylaşılmasını öngören gizli Sykes-Picot Anlaşması ile bozuldu. Bu anlaşmayla Filistin, İngiltere'ye verilmişti. İngiltere, Filistin'de bir Yahudi devleti kurulmasını öngören Balfour Deklarasyonu'nu (1917) yayınladı. Bu tarihten sonra dünyanın her tarafından Siyonist Yahudiler, Filistin ve Kudüs’ün işgali için göç etmeye başladı.

    Kudüs, İsrail'in kurulduğu 1948 yılından sonra yavaş yavaş işgal edildi. 1967 Arap-İsrail Savaşı isimli tiyatrodan sonra ise Kudüs tamamen işgal edildi. Daha sonra 30 Temmuz 1980'de Kudüs'ü işgalci İsrail tarafından tek zoraki bir dayatmayla başkent ilan edildi. BM her ne kadar İsrail’in bu kararını tanımasa da, İsrail birçok önemli kurumu Kudüs’e taşıdı.

      1979 İran İslam Devriminden sonra İsrail elçiliğini ele geçiren devrimciler, elçilik binasını Filistin’e hediye ederek, mazlum Filistin halkının yanında olduklarını ve Müslümanların işgalci İsrail karşısında almaları gereken en doğru tutumun bu olduğunu dünyaya haykırdılar.

    1979’da Merhum İmam Humeyni, dünya Müslümanlarına yaptığı hitapta, bütün Müslümanları emperyalist, işgalci ve sömürücü müstekbirlere karşı birlik olmaya çağırarak Ramazan ayının son Cuma gününü “Kudüs Günü” olarak ilan etti.

    Kudüs'ün kurtarılmasını mukaddes bir vazife olarak telakki eden İmam, bu vesileyle Müslümanların derin gafletten uyanıp aralarındaki vahdeti tesis etmelerini ve dünyanın her tarafında işgalci emperyalistleri devirerek izzetli bir duruş sergilemelerini irade etmişti.

    Kudüs günü, mukaddes şehir olan Kudüs’ün kurtarılması ve akabinde bütün dünyada sömürgeci emperyalist işgalci zihniyetin devrilmesi için bu yüce amacın temel dinamik taşı olması hasebiyle ilan edilmiştir.

    Kudüs günü, dünya Müslümanlarının gafletten uyanarak, üzerlerinde oynanan tüm oyunları deşifre etmesi ve bu oyunları vahdet ve birlik içerisinde bozması amacıyla ilan edilmiştir.

    Kudüs günü, mustazafların müstekbirlere karşı, işgal altındaki İslam beldelerinin işgalci emperyalistlere karşı, izzet ve şerefin zillet ve esarete karşı olan direnişine ışık tutması ve yol göstermesi amacıyla ilan edilmiştir. 

    Kudüs’ü kurtarma meselesi bütün Müslümanların, Şii veya Sünni olsun üzerinde hemfikir oldukları bir konudur. İmam bu konuya hassasiyet göstermiş ve Siyonizm’in,  Müslümanların birleşmemesi için çıkardığı bütün fitnelerin boşa çıkarılması ve İslami vahdetin tesis edilmesi için, bütün Müslümanların Kudüs meselesi etrafında birleşmesini amaçlamıştır.

   Filistin’de ve İslam coğrafyasının her tarafında yapılan katliamlara seyirci kalan sözde insan hakları savunucusu batılı devletler ve onların destekçisi olan kukla yönetimlerin, HAMAS, İhvan ve bütün Siyonizm karşıtı yapılanmalara,  devletlere karşı açıktan bir saldırı tutumu içerisinde olduğu günlerden geçiyoruz. Bütün bunlar artık apaçık ortadayken Müslümanların da artık bu gafletten uyanmaları ve ulvi bir gayesi olan Kudüs Günü etrafında birleşmeleri gerekmektedir. Kudüs Günü sadece Filistin ülkesi için değil, aynı zamanda İslam ümmetinin vahdeti için de önemli bir gündür.

    Kudüs ümmetin ortak değeridir, işgal altındadır ve bu işgalden kurtarılmalıdır. Kudüs’ün işgalden kurtarılması sadece bir şehrin kurtarılması değil, ümmetin emperyalistler tarafından ayaklar altına alınan izzetinin de kurtarılmasıdır. Kudüs’ün kurtarılması ümmetin kurtuluşudur…

Allaha emanet olun…                                                                                                                                       Ferit Gölgül

kudusgunu.com

Google+ WhatsApp