İMAM HAMENEİ CUMA NAMAZI HUTBELERİNDE ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR YAPTI (GENİŞ TERCÜME)

İMAM HAMENEİ CUMA NAMAZI HUTBELERİNDE ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR YAPTI (GENİŞ TERCÜME)

Bugün, 8 yıl aradan sonra Tahran'da Cuma namazı İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah'ul Uzma Seyyid Ali Hamenei tarafından kıldırıldı. 
Milyonların katıldığı Cuma namazının hutbelerinde İmam Hamenei özetle şunları söyledi: 
"Kendimi ve sizleri takvaya riayet etmeye davet ediyorum. Eğer ilahi yardımı istiyorsak takvalı olmalıyız. Eğer ilahi başarıları ve ilahi hidayeti istiyorsak takvaya sarılmalıyız. Bu hakir kul sizden daha fazla bu tavsiyeye muhtaçtır. Ben, Kur'an'daki bir ayete temas etmek istiyorum. 
Allahu Teala Hz. Musa'ya buyuruyor ki, 'İsrail oğullarına Eyyamullah'ı (Allah'ın değer verdiği günleri) hatırlat. Eyyamullah, iki sıfata sahip olan kişiye yol gösterir. Baştan aşağı istikamet ve sabır sahibi olan ve nimeti tanıyıp ona şükreden kişiye. Ayetin devamında Hz. Musa'nın bu emri yerine getirdiği belirtiliyor. Hz. Musa İsrail oğullarına, Allah'ın onları, zalim Firavunun elinden nasıl kurtardığını hatırlatıyor. Allahu Teala diyor ki, 'eğer bu nimetten dolayı bana şükrederseniz, bu nimeti gün be gün arttırırım. Eğer küfranı nimet ederseniz, bu nimetin şükrünü yerine getirmezseniz de birçok problemle karşılaşırsınız. 
Eyyamullah önemlidir. Bu konu hakkında hitap etmek istiyorum sabırlı, şükür ve istikamet ehli halkımıza. Halkımız meydanı bir an olsun boş bırakmıyor. Direniyor ve nimetin kadrini biliyor. Bu nimete karşı mesuliyet hissi ile hareket ediyor. Bu son 2 haftadır milletimiz acı, tatlı ders verici bir çok olay yaşadı. Bir insanın Allah'ın elini hissettiği olaylar Eyyamullahtır. İran'da 10 milyonların ve başka ülkelerde de yüz binlerin Kudüs ordusu komutanı Kasım Süleymani'yi anmak için meydanlara çıkması ve dünya gündemini sarsması bir Eyyamullahtır. Yaşadığımız bu hadisede Allah'ın dışında hiç kimsenin eli yoktur. Ayrıca Devrim Muhafızları'nın Amerikan üssünü yerle bir ettiği gün de Eyyamullah'tan bir gündür. Bu iki gün, tarihi günlerdendir. Bunlar sıradan günler değildir. 
Bir milletin, dünyanın zorba ve mütekebbir gücüne böyle bir tokat vurması ilahi kudretin eseridir ve Eyyamullah'tandır. Günler gelip geçiyor fakat bugünlerin eseri milletin yaşamında kalıyor. Bugünler milletlerin yaşamında kalıcı ve ölümsüz tesirler bırakıyor. Bize göre İran toplumu sabırlı ve şükredicidir. İran milleti uzun yıllar boyunca ilahi nimetlere karşı her daim şükür içinde olmuştur. Biz bu Kur'an ayetlerinden ders almalıyız. 
İslam inkılabının zaferinin üzerinden 41 yıl geçtiği bu günlerde, bu eşsiz milleti hangi güç meydanlara çıkarmıştır. Bu gözyaşını, aşkı ve şuuru kim ortaya çıkarmıştır. Bu olaylarda Allah'ın elini görmeyen ve maddi tahliller yapan kimse geri kalır. Bu işin arkasında Allahu Teala vardır. Allahu Teala böyle bir hareketi ortaya çıkardığında insan ilahi iradenin zafer isteğini hissetmelidir. Bu aşk, vefa, bu direniş ve İmam'ın hattı ile biat bu milletin maneviyatının bir göstergesidir. Halk meydanlardaki varlığıyla İmam'ın yolu ile biat etmiştir. 
Halkımız İmam'ın irtihalinin üzerinden 30 yıl geçtiği halde İmam'la biat tazelemiştir. Ne oldu Siyonizmin dünyadaki medya imparatorluğu olaydan birkaç gün sonra bizim büyük komutanımızı terörizmle suçlamaya çalıştı. Fakat Allahu Teala ortamı onların istemediği şekilde düzenledi. Bu olayda Allah'ın elini görmek gerekir. Allah, bizim kudretli ellerimizi bu toplumda bu ülkede faal hale getirdi. Şehidin cenaze merasimi de ilahi kudretin ayetlerinden biriydi. Amerika'nın rezilliğini ortaya koydu. 
Amerikalılar terörizmle en güçlü şekilde mücadele eden ve bu özelliği ile tanınan bir komutanı şehit ettiler. Şehit Süleymani güçlü bir komutandı. Hangi komutan onun yaptığı büyük işleri becerebilirdi? Şehit Süleymani düşmanın dört bir yandan çevirdiği bir bölgeye helikopterle girip oradaki Mümin gençlerin yardımına yetişti ve düşmanı hezimete uğrattı. Bunu hangi komutan yapabilir? Bölgedeki en güçlü komutanı şehit ettiler. 
Savaş meydanında onunla yüz yüze gelemediler. Amerikan hükümeti onu korkakça şehit etti. Bu hâdisenin Amerika'nın rezil olmasına sebep olduğunu kendileri bizzat itiraf ettiler. Bölgemizde Bu olaydan önce sadece Siyonist rejim insanlara suikast düzenlerdi ve biz suikast düzenledik diye ilan ederdi. Amerikalılar çok insan öldürdü. Fakat öldürdüklerini itiraf etmezlerdi. Fakat bu olayda ABD Cumhurbaşkanı bizzat kendi itiraf etti ve 'bu suikasti biz gerçekleştirdik' dedi. bundan daha büyük bir rezillik olabilir mi? Devrim Muhafızları'nın bu suikaste güçlü bir şekilde cevap vermesi meselenin diğer bir yönüdür. 
Bu, Amerika'ya bir silleydi. Etkili bir askeri tokat. Fakat bu askeri silleden daha önemlisi onların haysiyetine vurulan darbeydi. Bu, süper güç Amerika'nın heybetine vurulan bir darbeydi. Amerika yıllardır Suriye'de, Irak'ta, Lübnan'da ve Afganistan'da direnişin güçlü eliyle darbe yiyor. Fakat bu darbe hepsinden daha fazlaydı. İhlas'ın bereketi vardır. İhlasın olduğu yerde Allahu Teala ihlaslı kullarının işine bereket verir. O işin bereketi halkın arasında kalıcı olur. İşte halkın bu gözyaşları ihlasın neticesidir. Şimdi biz bu hadiselerin kıymetini bilmeliyiz. 
Biz bu iki aziz şehide fert gözüyle değil mektep gözüyle bakmalıyız. Eğer bir mektep, bir yol, bir medrese gözüyle bakarsak işte o zaman bu hadisenin önemini kavramış oluruz. Kudüs Gücünü bir topluluk veya idari bir kuruluş olarak görmeyelim. Kudüs Gücü büyük hedefleri olan insani bir kuruluştur. Bizim diğer birimlerimiz gibi ilahi hedeflere sahiptir. Kudüs Ordusu dünyanın neresinde ihtiyaç olursa oraya gider. Mustazafların onurunu korur. Kudüs gücü Filistin başta olmak üzere diğer milletlere ve bölgenin zayıf halklarına yardım eder, ülkemizin sınırlarından terörün gölgesini uzaklaştırır. 
Amerika DAEŞ'i ortaya çıkararak sınırlarımızda, şehirlerimizde ve evlerimizde güvensizlik yaratmak istedi. Fakat o gençler buna engel oldu. Ne Gazze'ye ne de Lübnan'a yardım edelim diyen bazı aldanmışlar ise, ne canlarından ne de menfaatlerinden geçtiler ülkemiz için. İran milleti direnişten taraf olduğunu ve teslim olmayacağını tüm dünyaya gösterdi. 'Biz İran halkının yanındayız' diyen Amerika'nın şirret yöneticileri yalan söylüyorlar. İran milleti batınını, fikri altyapısını ve sadıkane hissiyatını tüm dünyaya gösterdi. İran'ın dört bir yanında çınlayan intikam feryatları, gerçekte Amerika'nın üslerini yerle bir eden füzelerin yakıtı idi. Diğer bir nokta da şudur: Allahu Teala Eyyamullah'ın halkın içerisinde baki kalmasını istemektedir. 
Ülkemizde bir grup, bu Eyyamullah günlerinin unutulmasını istemektedir. Bu amaçla da başka konuları gündeme getirmektedirler. Bu olaylardan biri Ukrayna uçağının düşürülmesidir. Çok acı bir hadiseydi. Yüreğimizi gerçek manada yaktı. Bu hadisede bazı şüpheli noktalar vardır, araştırmalar devam etmektedir fakat bir daha böyle bir hadisenin meydana gelmemesi için gerekli önlemler alınmalıdır. Bir grup, İngiliz radyo ve televizyonlarının vasıtasıyla bu iki şehidimizi unutturmaya çalıştılar. Biz bu uçağın düşürülmesine çok üzüldük düşmanımızda bir o kadar sevindi. Düşmanlarımız bu yolla Devrim Muhafızlarını ve İran İslam Cumhuriyeti'ni köşeye sıkıştırmak istedi. Onlar bir plan kurdular fakat Allah'ın bu konudaki daha tesirli planını göz ardı ettiler. 
Şehidin cenaze merasimi ve Amerikan üssünün yerle bir edilmesi Yevmullah'tır. Etkisi halk arasında asla yok olmayacaktır ve gün be gün daha da canlı kalacaktır. Bu hadiseden faydalanmak isteyen 3 devlet yani İngiltere, Fransa ve Almanya nükleer meseleyi tekrardan güvenlik konseyine götürmemizi istedi. Hükümet yetkililerimiz onlara gereken cevabı verdiler. Bu 3 batılı ülke bize dayatılan 8 yıllık savaşta Saddam'a destek vermişti. Alman devleti kimyasal silahları Saddam Hüseyin'e vermişti. 
Ben bu ülkelere güvenmediğimi daha önce defalarca söylemiştim. Onlar ABD'ye hizmet ediyorlar. Bu ülkeler, İran milletine diz çöktürebileceklerini zannediyorlar. Fakat onların ağababaları yani ABD bunu başaramadı, bunlar mı başaracak?! Masanın arkasında grantuvalet oturan bu zatlar, gerçekte Bağdat havaalanında terör estiren kişilerdir. Allah'ın izniyle İran milleti ve ülkesi çok uzak olmayan bir gelecekte düşmanların tehdit etmeye bile cüret edemeyeceği bir noktaya ulaşacaktır.'' 
Veliyyi Emri Müslimini Cihan İmam Hamenei, ikinci hutbede, bölgemizin hassas ve tarihi bir dönemden geçtiği bu zaman diliminde Arap halklarına hitaben hutbesini Arapça konuşmayla tamamladı. 
Ayetullah Hamenei, Amerikalıların korkak bir şekilde terörist Trump'ın emriyle  İran'ın cesaretli ve büyük komutanı ile Irak halkının ihlaslı ve fedakar mücahit komutanını şehit etmesine işaret ederek şunları söyledi: 
"Şehit Süleymani Suriye ve Irak'ta DAEŞ gibi terörist grupları yok etmekte başarılı olmuş asli unsurlardan birisiydi. Fakat Amerikalılar korkak bir şekilde Irak havalimanında Irak devletinin misafiri olarak bulunan Kasım Süleymani'yi arkadaşlarıyla beraber şehit ettiler. Böylece İran ve Irak milletinin evlatlarının kanları Allah yolunda birkez daha birbirine karıştı. Bu saldırı, Amerikalıların bölgeden çıkması ile neticelenecektir. Düşmanlar İran ve Irak milletini birbirine düşürmek için çok para harcadı, çok şeytani propaganda yaptı ve çok çaba sarf etti. Fakat bu büyük şehadet onların tüm şeytani planlarını boşa çıkardı. 
Batılı ülkeler halk hareketleri karşısında işgal ettikleri ülkeleri mecburen terk etmek zorunda kaldılar. Fakat siyasi, iktisadi ve istihbari nüfuz çalışmalarına başladılar. Batı Asya ülkeleri için sürekli tehdit arz eden Siyonist rejimi bu bölgenin kalbine bir kanser tümörü gibi yerleştirdiler. İslam inkılabının zaferi Siyonist rejime çok büyük askeri ve siyasi darbeler vurdu. Bunun ardından müstekbirlerin başı olan Amerika;  Irak, Suriye Gazze, Lübnan, Yemen ve  Afganistan'da  yenilgiler aldı. Düşman medyası İran'ı bölgede vekalet savaşlarını yürütmekle suçluyor. Halbuki bu büyük bir yalandır ve bölge halkları artık uyanmıştır. 
Bölgenin aydınlık kaderi Amerikan emperyalizminin sultasından kurtulmakla ve Siyonistlerin hakimiyetinden Filistin'i kurtarmakla gerçekleşecektir. Milletlerin himmeti ve gayreti ile bu hedefin gerçekleşmesi daha da yaklaşacaktır. İslam ümmeti tefrika oluşturan unsurları bir kenara bırakmalıdır.''

İmam Hamenei, vahdetin artması ve tefrikanın yok olması için şu stratejileri önerdi: ‘Yeni İslami Hayat Tarzında İslami Yolların Keşfi İçin Ulemanın Vahdeti’, ‘Yeni Medeniyetin Alt Yapısının, Teknolojinin ve İlmin Yükselmesi İçin İslam Üniversitelerinin İşbirliği’, ‘Genel Kültürün Islahı İçin İslami Medyanın İşbirliği’, ‘Bölgeden Savaş ve Saldırının Uzaklaştırılması İçin İslami Silahlı Güçlerin İşbirliği’, ‘Bu Ülkelerin İktisatlarının Uluslararası Şirketlerin Boyunduruğundan Kurtulması İçin İslami Pazarların İşbirliği’, ‘Ortak Dilin, Gönül Birliğinin, Vahdetin ve Dostluğun Artması İçin Halkların Birbiriyle İrtibat Kurması’. 

İran ve İslam düşmanlarının ekonomilerini bizim ülkelerimizin kaynaklarıyla, izzetlerini bizim ülkelerimizin zilletleriyle ve kendi yücelmelerini bizim tefrikalarımızla temin etmek ve bizi ve sizi kendi ellerimizle yok etmek istediklerini belirten İmam Hamenei şunları söyledi: ‘’Amerika, ‘Filistin’i Cinayetkar Siyonistlerin Karşısında Savunmasız Bırakmak’, ‘Suriye ve Lübnan’ı Kendine Bağlı Satılmış Rejimlerin Esareti Altına Almak’ ve ‘Irak’ı ve Petrolünü Tamamen Ele Geçirmek’ istiyor ve bu şom hedefine ulaşmak için en büyük zulümleri ve iç karışıklıkları Suriye, Lübnan ve Irak’a dayatıyor.''

Haşdi Şabi’nin cesur komutanı şehit Ebu Mehdi’nin ve Kudüs Gücünün komutanı şehit Süleymani’nin suikaste uğramasının Amerika’nın Irak’taki fitne çıkarıcı girişimlerinden biri olduğunu söyleyen İslam İnkılabı Rehberi şunları ifade etti: ‘Onlar uğursuz hedeflerine ulaşmak için fitne peşinde koşmakta, iç savaş çıkarma ve mümin güçleri bertaraf etme peşindedir.’’

Irak parlamentosunun Amerikalıların ülkeden çıkmasını onaylayan kararına işaret eden İmam Hamenei şunları söyledi: ‘Kendilerini demokrasi havarisi olarak gösteren Amerikalılar şimdi diyorlar ki, ‘biz Irak’a kalmak için gelmişiz ve ülkeyi terk etmeyeceğiz.’

İmam Hamenei ikinci hutbenin sonunda İslam Dünyasına şu şekilde hitap etti: ‘’İslam Dünyası yeni bir sayfa açmalıdır. Uyanık vicdanlar ve mümin gönüller milletlerde kendine güven duygusunu uyandırmalıdır. Herkes şunu bilsin ki, milletlerin kurtuluş yolu tedbir, istikamet ve düşmandan korkmamaktır.’’

kudusgunu.com

Google+ WhatsApp

Bu Yazı ve Haberle ilgili yorumunuz...