Dr. Fuad İzedi, “Ancak mevcut şartlarda olayların ana sahnesi Lübnan’da şekilleniyor ve onlar müzakereler konusunu gündeme getirerek siyonist rejime Lübnan’daki soykırımı sürdürmesi için zaman kazandırmaya çalışıyorlar."
Amerika konularında uzman isim Dr Fuad İzedi: Mevcut koşullarda olayların ana sahnesi Lübnan’da şekilleniyor ve onlar, müzakereler meselesini gündeme getirerek siyonist rejime Lübnan’daki soykırımı sürdürmesi için bir nefes alma alanı sağlamaya çalışıyorlar. Mevcut şartlarda, Lübnan’daki ateşkesin ihlal edilmesi nedeniyle Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam etmelidir ve yeniden açılması için hiçbir gerekçe bulunmamaktadır.
Qodsna'nın haberine göre, son günlerde ABD ve siyonist rejimin İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı yürüttüğü dayatma savaşını sona erdiren mutabakat muhtırası, İran ve ABD devlet başkanları tarafından resmen imzalandı.
Bu süreçte siyonist rejim, söz konusu anlaşmanın temel maddelerinden birini açıkça ihlal ederek Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürmeye devam ediyor.
Bu konuyla ilgili olarak Amerika meseleleri uzmanı Dr. Fuad İzedi, Qodsna'ya yaptığı açıklamada, “Gerçek şu ki son mutabakatın Amerikalılar açısından önemli bir işlevi Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasıdır. Ancak metindeki diğer maddeler konusunda belirgin bir uygulama garantisi bulunmamaktadır. Örneğin yaptırımların kaldırılması meselesi Amerikan Kongresi’nin elindedir” dedi.
İzedi, geçmişte ABD’nin bölgedeki davranış biçimlerine dikkat çekerek şunları söyledi:
“7 Ekim operasyonunun ardından ve Hizbullah’ın 8 Ekim’de siyonist rejime karşı savaşa katılması sonrasında Washington bölgede bir müzakere oyunu başlattı. Bu süreç, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın bölgeye yaptığı çok sayıda ziyaret ve Mısır ile Katar gibi ülkelerin arabuluculuk girişimleriyle zirveye ulaştı. Bu adımların amacı, siyonist rejimin Gazze’deki soykırım sürecini tamamlamasına ve savaş hedeflerine ulaşmasına imkân sağlamaktı. Bana göre bugün de benzer bir durum yeniden yaşanmaktadır.”
İzedi, “Ancak mevcut şartlarda olayların ana sahnesi Lübnan’da şekilleniyor ve onlar müzakereler konusunu gündeme getirerek siyonist rejime Lübnan’daki soykırımı sürdürmesi için zaman kazandırmaya çalışıyorlar. Bu nedenle Gazze’de yaşanan tecrübenin bu kez Lübnan’da tekrarlanması yönünde bir endişe bulunmaktadır. Ancak böyle bir projenin gerçekleşmesine izin vermemeliyiz. Mevcut koşullarda siyonist rejimin Lübnan’daki ateşkesi ihlal etmesi nedeniyle Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam etmeli ve yeniden açılması için hiçbir gerekçe bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.
İzedi, Batılı ve bölgesel medya organlarında Donald Trump ile Binyamin Netanyahu arasında Lübnan savaşı konusunda anlaşmazlık bulunduğuna dair yayımlanan haberlerle ilgili olarak da şunları söyledi:
“Siyonist rejimin Lübnan’a yönelik saldırılarda kullandığı silahlar ve bu saldırıların finansmanı tamamen ABD hükümeti tarafından sağlanmaktadır. Devrim Lideri’nin şehit olan liderinin de ifade ettiği gibi siyonist rejim, bölgede Amerika’nın vekil gücüdür. Bu nedenle Trump ile Netanyahu arasındaki anlaşmazlıklara ilişkin haberler, kamuoyunu aldatmaya yönelik bir danışıklı dövüştür.”
İzedi sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu şartlar altında Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması gerektiğine inanıyorum. İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri de tetikte olmaya devam etmelidir. Olası bir saldırı durumunda bölgedeki hayati tesisler, su arıtma tesisleri ile petrol ve petrokimya tesisleri de hedef alınmalıdır. Aslında İran’a yönelik yeni bir saldırı gerçekleşirse, yeniden inşası uzun zaman alacak noktalar vurulmalıdır ki Amerikalılar İran’a yeniden saldırma düşüncesini tamamen hesaplarından çıkarsın ve askeri seçenek Trump’ın masasından tamamen kaldırılsın.”
www.kudusgunu.com