ABDULBARİ ATVAN: YEMEN ENSARULLAHI'NIN BİR SONRAKİ HEDEFİ İSRAİL

ABDULBARİ ATVAN: YEMEN ENSARULLAHI'NIN BİR SONRAKİ HEDEFİ İSRAİL

Ensarullah’ın füzelerinin bir sonraki hedefi İsrail olabilir, çünkü Riyad ve ed-Dammam da hedefine tam isabet eden kanatlı füzelere sahip olan biri, İsrail’i bombalamaktan çekinmeyecektir.

Rey el-Yevm Gazetesi Baş Editörü ve Arap dünyasının önde gelen gazetecilerinden Abdel Bari Atvan, kaleme aldığı yazısında şu ifadelerde bulundu:
‘Abdulhalık Abdullah Abu Dabi Veliaht Prensinin eski danışmanıyken şunları yazdı: ‘Birleşik Arap Emirlikleri için Yemen savaşı sona erdi, sadece resmi olarak durdurulması kaldı. Yani Birleşik Arap Emirlikleri’nin kuvvetlerinin “yeniden düzenlenme” adı altında özellikle el-Hudeyde olmak üzere çatışma cephelerinden geri çekileceğini açıklanması taktik değil, stratejiydi ve bu ülkenin liderleri, askeri olarak kazanmayacaklarını itiraf ettiler ve önlerinde çatışmaların zararını en kısa sürede en aza indirmekten başka bir seçenek olmadığına ikna oldular.
 
Yemen Ensarullah hareketinin manevi lideri Abdullah Husi, şu sözleriyle çok doğru bir tespitte bulundu: ‘Düşman her gün kargaşa ve yıkım halindedir ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin kuvvetlerini “yeniden düzenlenme” adı altında geri çekeceği yönündeki bildirisi, bu konunun en önemli kanıtlarındandır.
 
Abdullah’ın son twitinde bahsetmediği konu, Suudilerin liderliğindeki Arap Koalisyonunun da Birleşik Arap Emirlikleri için bitmiş olmasıdır. Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Doktor Enver Karakaş’ın, Birleşik Arap Emirlikleri kuvvetlerinin el-Hudeyde cephesindeki yeniden düzenlenme planının Suudi ortaklarıyla gerçekleştiği yönünde üç gün önce yaptığı açıklamaların gerçekle bir ilgisi yoktur ve Suudi liderleri kandırmaya çalışmak için yapılmış söylemlerdir.
 
Daha en başından, Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah Bin Zayid’in geçen aylarda Moskova’ya gerçekleştirdiği ziyaretten, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Yemen savaşına katılarak kendi oluşturduğu çıkmazlar ağacından merdivenle aşağı indiği ve Ensarullah ve İran liderli olmak üzere iki kanal açıp, ilişki kurmak için Rusya’dan daha iyi bir kapı görmediği belliydi.
 
İki ülkenin sınırlarını korumak için bir "Mutabakat Muhtırası" imzalama sloganıyla Tahran'a ziyarette bulunan Birleşik Arap Emirlikleri güvenlik heyeti, "teknik" bir heyet değil, esas olarak iki ülke arasındaki kesin ilişki engelini kıran askeri düzeyde siyasi bir organdır ve daha sonra en üst düzeyde yapılacak olan görüşmelerin ilk adımı olarak Tahran’a gitmiştir.
 
Başta sunulan deliller ve gerçekleşmesi beklenen hedefler başarısız oldu ve Yemen savaşı hızla sona eriyor. Başarısız olan hedeflerden en önemlisi Sana’ya sözde “meşruiyet” getirmek ve Yemen’de Riyad’ın kuklası olan bir sistem oluşturmaktı. Bu savaş, Suudi Arabistan ve toprakları için tersine döndü. Daha fazla açıklayacak olursak, Ensarullah Hareketi ve onların kontrolü altındaki koalisyon, bu krizde üstünlüğe sahipler ve karada gerçekliklerini ortaya koyuyorlar, ama Arabistan saldırı pozisyonundan savunma pozisyonuna geçti ve saldırıların tersine sonuçları olduğunda da bu saldırılar kendisine döndü ve başarılı olamadı. İşlediği savaş suçları yüzünden dünyadaki siması mahvoldu. Ensarullah’ın gücündeki yükselişten, saldırı potansiyellerinin gelişmesinden, Ed-Dammam’daki füze saldırılarından ve Cizan, Necran ve Abha olmak üzere Arabistan’ın güneyindeki üç ana havalimanındaki hava trafiğinin felç edilmesinden sonra Arabistan’ın savunma pozisyonunda da başarılı olacağına inanmıyoruz.
 
Ensarullah’ın füzelerinin Ed-Dammam şehrine ve Suudi Arabistan petrol sanayinin merkezi olan Aramco Şirketine ulaşması, Arabistan ekonomisinin temel taşı ve en önemli ayağının güvende olmadığını ve Suudi Arabistan ihracatının toplamından 7 milyon petrol varilinin tehdit altında olduğunu gösteriyor.
 
Birleşik Arap Emirlikleri liderleri bu gerçeklerin ve daha da tehlikeli konuların farkındalar. Bu nedenle Yemen savaşından ve Suudi koalisyonundan çıkma kararı aldılar ve ilk konuyu yani Yemen savaşından geri çekilmeyi açıklamalarına ve ikinci konuyu yani Suudi koalisyonundan geri çekilmeyi gizlemelerine rağmen, bu davranışları Suudi ortaklarının öfkesine neden olabilir ve önümüzdeki günlerde Suudi Arabistan’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ne karşı sürpriz eylemleriyle karşılaşabiliriz.
 
Daha önce düşmanlarını geri kalmış ve Saada’da yaşayan mağara sakinleri olarak nitelendiren Ensarullah, Birleşik Arap Emirlikleri’ne herhangi bir saldırıda bulunmaktan kaçınıp, füze ve İHA saldırılarını Arabistan’a odaklayarak benzeri görülmemiş biz zekilik gösterdi ve bu siyasi zekada başarılı da oldu. Biz bu konuda Ensarullah’la aynı fikirdeydik ama Suudi ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere iki müttefik arasında bölünme olacağına karşıydık.
 
Abdülmelik Husi’nin Birleşik Arap Emirlikleri’ne tavsiyesi büyük önem taşıyor ve BAE’nin Yemen savaşından geri çekilmesinin gerçek nedenini özetliyor. Ensarullah lideri şu ifadelerde bulundu: ‘Benim Birleşik Arap Emirlikleri’ne tavsiyem, geri çekilme kelimesini kuvvetlerini yeniden düzenleme kelimesiyle değiştirmeleri ve bu geri çekilme konusunda ciddi ve gerçekçi olmalarıdır, çünkü bu, ekonomik ve diğer boyutlarda bu ülkenin yararınadır.’
 
Ekonomik boyut yani, ciddi bir geri çekilmenin Birleşik Arap Emirlikleri ekonomisinin Ensarullah’ın füzelerinden korunması anlamına gelmektedir. Bu konuda, bu füzelerin Dubai ve Abu Dabi Havaalanlarına isabet etmesini ve bu felaketin sonuçlarını ve yatırımcıların kaçışını tasavvur etmek daha iyi olacaktır.
 
Ensarullah’ın gücünün nedenlerini sıralayacak olursak bunlar;
 
1-    Ensarullah kuvvetleri hiç tereddüt etmeden karar verme yeteneğine sahipler.
 
2-    Ülkelerinin topraklarını ve saygınlıklarını savunuyorlar.
 
3-    Onlar, Arap ülkelerinin ve petrol zengini ülkelerin desteğini almıyorlar, aksi takdirde yenilgileri kesindi.
 
4-    Birçok Arap ülkesinin düşman ile ilişkileri normalleştirdiği ve onlara sığınmaya çalıştığı bir dönemde Ensarullah, Filistin kalesinde ve Amerika-İsrail hegemonyasına karşı direniş cephesinde yer aldı.
 
5-    Yemen krizini akıllıca yönetmeleri, kendini kontrol etme politikası izlemeleri, öfke kontrolü ve şimdiye kadar sadece 10’unu gerçekleştirdikleri 400 hedefi kapsayan hedeflerini dikkatli bir şekilde seçmeleri.
 
6-    Yalan söylememeleri ve vekalet eylemlerinden kaçınmaları
 
Bu yazıyı bir çok kişiyi şaşırtabilecek ve alay edilebilecek bir tahminle sonlandırıyoruz ve o da Ensarullah füzelerinin bir sonraki hedefinin İsrail’in Eilat ya da Um Rashrash limanları olacağıdır; çünkü Riyad ve Ed-Dammam’da hedefine tam isabet eden kanatlı füzeleri olan biri, İsrail’in bu limanlarını bombalamaktan, İsrailli yerleşke sakinleri arasında korku yaratmaktan kaçınmayacaktır.
 
Belki bazıları, İsrail ordusunun Sana, Saada ve diğer şehirleri bombalayarak bu saldırıya karşılık vereceğini iddia edebilirler ve bu mümkündür de ama şunu söylemek gerekir ki, bu bombardımanın tam tersi sonuçları olacaktır ve bununla birlikte hiçbir yeni sonuç vermeyecektir. Çünkü Suudi -Birleşik Arap Emirlikleri savaş uçakları beş yıl boyunca Yemen’i bombalamış ve bombalamadık hiçbir yer bırakmamıştır ama yine de Yemenlilere diz çöktürmeyi başaramamıştır.
 
İsrail’in Ensarullah tarafından bombalanması ve İsrail’in de buna karşılık vermesi, Yemenli bu hareketi kahraman yapacak ve yüzlerce milyon Arap ve Müslüman’a liderlik edecek bölgesel büyük bir güç haline getirecektir.
 

 

Acaba bu tahminler gerçekleşecek mi? Ne zaman? Bu soruların cevaplarını, önümüzdeki haftalara ve aylara bırakıyorum.’
 
RASTHABER

Google+ WhatsApp

Bu Yazı ve Haberle ilgili yorumunuz...